3 Ağustos 2013 Cumartesi

AKP ‘hayali haritalar’ karşısında ne yapacak?

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ

02 Ağustos 2013 Güncel Siyaset Sosyolojisi


AKP ‘hayali haritalar’ karşısında ne yapacak?
(Bu görsel düzenleme konuya uygunluğu için sanal ortamdan alınmıştır)


Çözüm Süreci mi Çözülme Süreci mi yoksa ‘otur yıllık savaş’ sonunda kırk bine yakın yurttaşımızın canından olduğu o çok yönlü ‘savaş’ yüzünden geçen yılsonunda gizlice uzlaşıldığı için içeriği bilinemeyen yeni bir ‘ateşkes’ nedeni ile iki yıl önce yayınlanan Diyarbakır Bildirisinde de öne sürülen ‘silahların susması’ az buçuk uygulansa bile PKK-Kandil ve BDP üçgeni her ne hikmet ise AKP İktidarını son günlerde yeniden sıkıştırmaya başladı.

Çözüm ya da Barış Süreci terör odaklarının ‘aba altından sopa’ göstermesi ile mi sağlanacak?

Söz konusu terör ve siyaset odaklarının kendilerince öngörülen Barış Süreci için gerekli olduğu söylenen değişik içerikli pek çok istekleri yanında  ‘aba altından sopa’ gösterircesine,  ‘01 Eylül ya da 15 Ekim 2013 günü son gün ha ona göre’ yollu açıklamalarda bulunmaları, ‘arkadan adam vurmaya’ ve ‘karakol basmaya’ yönelik ‘ s a v a ş’ saldırılarının yeniden başlatılabileceği tehdidini çağrıştırması ile resmiyetteki adı ile ‘bölücü’ Terör Örgütü’nün yeniden Türkiye içlerinde en umulmadık yerlerde terör estirmeye başlayabileceği düşünülebilir.

Sanırım AKP İktidarı İmralı ile Kandil odaklı PKK-KCK-BDP ortaklığının, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da ‘özerklik’  ve ayrıca Türkiye çapında sayıları 20-25 olarak öne sürdüğü ‘özerk bölgeler’ taleplerine p e k sıcak bakmıyor.

Kuzey Kürdistan neden K. Suriye Kürdistanı’nın yanındadır?

Oysa bu tür söylemlerin sahibi BDP eş başkanı S. Demirtaş, Kuzey Suriye’nin M. Barzani’ye bağlı KIBKY’ne yakın toprakları içine alan Rojava’da PKK’nın Suriye kolu olarak bilinen silahlı PYD’nin ‘özerklik’ ilanından çok mutlu olduğu için bu konudaki açıklamaları da bakalım AKP sözcülerince nasıl karşılanacak. S. Demirtaş ilgili bir haberde, ‘Rojava’da yaşanan devrimsel gelişmelerin Kürdistan’ın diğer parçalarında yeterince karşılık bulamadığını söyleyen Demirtaş, “Bu yönüyle başta Kuzey Kürdistan ve partimiz olmak üzere bütün bu eksiklikleri kapsamlı bir şekilde tartışıyoruz. Çünkü orada halkımız çok fedakarca, kahramanca bir mücadeleyi yıllardır sürdürüyor’ diyor.

Peki, onun bu açıklamasında yer alan, ‘Kürdistan’ın diğer parçaları’ ile ‘Kuzey Kürdistan’ tanımları bir buçuk yıl kadar önce K. Suriye’deki bazı işgal teşebbüsleri karşısında, görevi gereğince Lozan Antlaşmasına göre çizilmiş olan ulusal sınırlarımızı da korumak zorunda olan Başbakan Erdoğan ne diyecektir, bekliyoruz. Kaldı ki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, o günlerdeki gelişmeler konusunda, Kuzey Suriye'de PKK-PYD işbirliği iddialarına ilişkin olarak söylediği, ‘PKK-PYD dayanışması ve yanlarına farklı oluşumları da almak suretiyle bir adım atmaya kalksalar dahi, bu konuda bizim bu işe müsamahayla bakmamız, bunu seyretmemiz mümkün değil. Konuyla ilgili bütün tedbirler alınmaktadır. Gerek şu anda silahlı kuvvetlerimiz gerek diğer bu konudaki ilgili birimlerimiz çalışmalarını sürdürüyor' açıklaması yöredeki ‘kardeşkanı’ dökülmesinin önüne geçilebilmesini de içeren bir yaklaşım olarak doğru tespitlerdir.

O günkü konuşmasında, ‘Biz Suriye ile bir defa ne toprak bütünlüğünün parçalanmasını ne de orada yarın bir mezhepsel çatışma sürecinin başlamasını, ne de etnik bir çatışma sürecinin başlamasını istemiyoruz. Kaldı ki Kuzey Suriye sadece oradaki Kürt kardeşlerimizden oluşan değil, Türkü de var, Arabı da var. Bunlardan oluşan bir bölgedir. Ama asla bizi tahrike kimse yönelmesin. Kuzey Irak'taki PKK-PYD dayanışmasının oraya koymuş olduğu hayali haritalara göre eyvallah etmeyiz ‘(26 Temmuz 2012) diyen Başbakan Erdoğan bakalım bugün K. Suriye’de PYD’nin bir oldubitti ile ‘özerklik’ ilanında bulunması ve son aylarda Ceylanpınar’ın karşısında yer alan Resulayn ve çevresinde dökülen kanlardan dolayı ortaya çıkacak olan gözyaşları için ne diyecektir?

Bu durumda ülke içindeki silahlı Terör Örgütü üyelerinin her nedense baba ocakları yerine Terör Eğitim Kamplarıma doğru yönlendirilmesi içerikli sözde ‘ateşkes’ uygulaması Başbakan Erdoğan’ın bir yıl önce vurguladığı ‘PKK-PYD dayanışması’ için bir dayak oluşturmuştur, diyemez miyiz? Peki, Kuzey Kürdistan neden K. Suriye Kürdistanı’nın yanındadır bunu k i m ya da kimler açıklayacak?

Yorumcu Atalay, ‘Kürdistan arayan cehenneme kadar yolu var’

Başbakan Erdoğan’ın yukarıdaki açıklamalarını okuduktan bir gün sonra 'Başbakan haklı’ başlığı altında:
‘Kürdistan masalı bizim ülkede asla gerçekleştirilemez. Bunu çakallar da bilir ama enteller bilemez. Kürt vatandaşlarımız gerçekten birinci sınıf Türk vatandaşıdır. Bunları bölmek ayırmak öldürmek hainlerin işidir. Apo’cular şunu bilsin ki en büyük düşmanları, bunlara destek veren sözde stk’ları, hain medya, siyası kanadı ve tikko’cu tkp’ci, devsol’cu, devyol’cu denen cahil kesimdir. Pkk sadece cinayet işler ve kendisi de yok olur, kazanacağı hiç bir şey yoktur. Taraftarları boşuna hiç bir şey beklemesinler. Kürdistan’ı rüyada bile görseler gülsün geçsinler. Kürdistan arayan cehenneme kadar yolu var. Orda görsün (27 Temmuz 2012 Açıklama: Yorumdaki üst kesmeler ile cümlelerin büyük harflerle başlatılması tarafımdan yapılmıştır) yorumunu yapan Atalay adlı yurttaşımızın yorumundaki görüşlerini paylaşanların oranı sanırım oldukça yüksektir.

Gelecek yazı:
Prof. Dr. Bostancı, ‘İki kamuoyu bölünme riski taşır’

Yorum

Ögeday: 
Budur! Benim anlamadığım yalanla iman nasıl bir arada oluyor... Sanırım dinciler örtünmenin yalanı da örtebileceğini sanıyorlar ama yanılıyorlar. Ama tabii böyle "millete" böyle idare... Memleket bölünmeye giderken hâlâ türbanla uğraşırsak, olacağı bu! Saygılar.

03.08.2013 4:32

Sevgili Ögeday terör örgütü destekli olduğu Ankara-İmralı-Kandil ve Erbil hattında çalışan BDP'nin eş başkanı S.Demirtaş'ın üç dört gün önce söylediğine göre,'Atı alan Üsküdar'ı geçmiş!' bile. Artık ABD'nin Yeni Irak yada BOP gereğince kurulan K.Irak olacaBölgeselKürtYönetimi'nden sonra PKK uzantısı olduğu bir yıl önce Başbakan Erdoğan tarafından açıklanan PYD'nin Nusaybin'in karşısındakiK.Suriye'nin küçük bir bölümünde ilan ettiği Özerk Rovaja nice kişinin kanları pahasına yanı başımızda kurulduğuna göre bakalım AKP daha ne kadar bekleyecek? S. Demirtaş'ın söz konuşmasından Kuzey Kürdistan için AKP'nin nazlanmasına hiç gerek olmadığını ve beklenen adımların tez elden atılması gerektiğini anladım ben.Son iki aydan beri duymaya başladığımız; ayrılıkçılık,bölücülük,tehdit gibi çıkışlara karşılık için AKP sözcülerinden bugüne kadar bir tek tepki verilmemiş olması gerçekten düşündürücü.Peki,Erdoğan bir yıl önce,K.Suriye'deki kıpırdanmalar için,'Hayali haritalara eyvallah demeyiz'sözü ne olacak?

C. Denizkent: 


Merhaba Faruk bey... Size bir iyimserlik örneği vereyim. Ama benim bu düşüncem, Türkiye'nin jeopolitik hassasiyetinin bir gereksinimidir... Öcalan'a ya da Kandil'e atfedilen "Siyasi Tutum Belgesi"nde de, Misak-ı Milli'ye atıf yapılmakta ve "Büyük Türkiye ve Büyük Ortadoğu" çağrışımı yapılmktadır. Misak-ı Milli, Atatürk'ün sınırlarını bizzat çizdiği bir haritadır. Bir anlamda "Atatürk'ün yol haritası"dır. Bu bizim için ulaşılması gereken bir "milli ant"tır. Bunu görmezden gelemeyiz. Sürecin ilerleyen bölümlerinde -eğer takoz koymazlarsa- bu konu da gündeme gelecektir. 

Öcalan'ın kafasından geçen bellidir ama; onun kafasından değil; bizim kafamızdan geçen gerçekleşecektir... Konunun tartışılması uzun sürecek ama bizim lehimize sonuçlanacaktır... Bayramdan sonra bu konuya değineceğim... Şimdiden bayramınızı kutlarım. Selamlar.

Sayın Denizkent iyi güzel söylüyorsunuz da Komşularla Sıfır Sorun Siyaseti (KSSS) ile yola çıkan AKP başka tellerden açlıyor görmüyor musunuz? Ben de sizin gibi iyi niyetlerle dopdolu olsam da özellikle PKK-KCK-PYD-BDP ve Erbil bağlantılı gelişmeler karşısında gerekli sert tepkileri veremeyan bir AKP siyaseti bakalım Gazi Paşa'nın teklifi ile son Osmanlı Meclisinde kabul edilen o Milli Ant mı yoksa ABD'nin BOP tasarımı mı uygulanacak, göreceğiz kısmet ise. Ya sabır kardeş.


Ek yorumum:


Araplar üzerinden ortaya çıkan ve arkadan adam vurmayı özerklik kazanmak için mubah gören sözde Kürtçü pkk uzantısı ve Erbil'de oturarak Büyük mKürdistan düşü gören M. Barzani'nin güdümündeki kan emici ve arkadan adam vurmak için eğitilmiş bu alçaklara kim dur diyecek?

Son otuz yıldan bu yana biliyoruz ki BATI'nın İsrail ile K.Irak dayanaklı senaryoları vardır. iÇerisinde bugünkü sınırların değişmesini de içeren hayali cemaatler yaratmak ve hayali haritalar üretmek içerikli bu tasarılar değiştirilerek geliştirildi. 2005'te ABD güçlerind eyazdırılan Yeni Irak Anayasası uyarınca üçe bölünen Irak'tan sonra Suriye çatırdıyor. Komşularla Sıfır Sorun Siyaseti gütmek için yola çıkan AKP artık Ortadoğu'daki Batı senaryolarının bir parçası. Batı nice desiseler ile Osmanlı'yı parçaladığı gibi Türkiye Cumhuriyeti için de hiç mi hiç boş durmuyor. Onun Truva Atları her yanımızı sardı. Türkiye'deki siyaset giderek K. Irak'taki Erbil Toplantılarında alınan kararlarla yönlendiriliyor. Özerk K.Irak'tan sonra Özerk K.Suriye de gündeme düştü. Bu işlerin arkasında dün Başkan Bush ile Cumhurbaşkanı Özal vardı. Bugün ise Başkan Obama ile Başbakan Erdoğan yok mu?

Batı’nın ‘kökten dinci’ (fundamentalist) diye suçlaya suçlaya kendisine bağladığı kesimlere aşıladığı sözüm ona ‘demokrasi’ özlemi çeken sözde İslamcı ancak demirci, sobacı, oduncu, ekmekçi olmak istemeyen, bu nedenle de Ilımlı İslam yaftası ile avutulmaya çalışılan Batı’nın dolarları yanında nice konfor donanımlarına kul köle Müslüman kesimlerin birer o deposu olarak değerlendirilerek iktidarlıklarını pekiştirmekte olduklarını görmüyor muyuz? Bu süreçte İslami bazı değerleri ve kadınları sömürmüşler çok mu?

Göstermelik de olsa o değerler ile o değerlerin en güçlü uygulayıcısı durumundaki kadınlar ile gençler Gezi Parkı tepkileri sırasında Başbakan Erdoğan’ın bir soru üzerine söyleyiverdiği, ‘Türkiye’de evlerinde zor tuttuğumuz bir yüzde 50 var’ yargısı çoğunluğu Müslüman kesimlerin gerekir ise meydanlara dökülebileceğini ve böylece kendileri dışındaki toplum kesinlerinin hiçbir tepkisine olumlu yaklaşmak istemediklerini de duymadık mı? Öncelikle İslam’da sosyal adalet ile insanlık ve Batı dayatması ‘demokrasi’ böyle mi buyuruyor, diye sormaktan da kendimi alamıyorum.
Peki, bunca senaryoyu başarı ile uygulayan Batı, petrol gücünü çok iyi kullanmaya çalışan Rusya kuklası İran'a karşı yıllarca kullandığı Saddam Hüseyin'i ne yaptı, biliyoruz.

Görülen o ki sırada önce Türkiye sonra ise İran vardır. Bakalım, üç beş yıl belki de on yıl sonra, ‘Türkiye’de evlerinde zor tuttuğumuz bir yüzde 50’lik Liberal Kapitalist Muhafazakâr Demokrasi yanlısı Müslüman seçmen Batı’nın gizli ve açık olası birkaç girişimi karşısında komşuları ile kendilerine gösterilecek diğer hedeflere karşı nasıl davranacaklardır? Sanırım söz konusu tepkiler hiçbir biçimde Batı’nın ülke içerisindeki işletmeleri ile değişik içerikteki güvenlik (askeri) üslerine karşı olmayacaktır.
Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
07.08.2013 19:49
 

1 yorum:

omerfarukmencik dedi ki...


Ögeday: Budur! Benim anlamadığım yalanla iman nasıl bir arada oluyor... Sanırım dinciler örtünmenin yalanı da örtebileceğini sanıyorlar ama yanılıyorlar. Ama tabii böyle "millete" böyle idare... Memleket bölünmeye giderken hâlâ türbanla uğraşırsak, olacağı bu! Saygılar.

03.08.2013 4:32

Sevgili Ögeday terör örgütü destekli olduğu Ankara-İmralı-Kandil ve Erbil hattında çalışan BDP'nin eş başkanı S.Demirtaş'ın üç dört gün önce söylediğine göre,'Atı alan Üsküdar'ı geçmiş!' bile. Artık ABD'nin Yeni Irak yada BOP gereğince kurulan K.Irak olacaBölgeselKürtYönetimi'nden sonra PKK uzantısı olduğu bir yıl önce Başbakan Erdoğan tarafından açıklanan PYD'nin Nusaybin'in karşısındakiK.Suriye'nin küçük bir bölümünde ilan ettiği Özerk Rovaja nice kişinin kanları pahasına yanı başımızda kurulduğuna göre bakalım AKP daha ne kadar bekleyecek? S. Demirtaş'ın söz konuşmasından Kuzey Kürdistan için AKP'nin nazlanmasına hiç gerek olmadığını ve beklenen adımların tez elden atılması gerektiğini anladım ben.Son iki aydan beri duymaya başladığımız; ayrılıkçılık,bölücülük,tehdit gibi çıkışlara karşılık için AKP sözcülerinden bugüne kadar bir tek tepki verilmemiş olması gerçekten düşündürücü.Peki,Erdoğan bir yıl önce,K.Suriye'deki kıpırdanmalar için,'Hayali haritalara eyvallah demeyiz'sözü ne olacak?

C. Denizkent: Merhaba Faruk bey...Size bir iyimserlik örneği vereyim. Ama benim bu düşüncem, Türkiye'nin jeopolitik hassasiyetinin bir gereksinimidir...Öcalan'a ya da Kandil'e atfedilen "Siyasi Tutum Belgesi"nde de, Misak-ı Milli'ye atıf yapılmakta ve "Büyük Türkiye ve Büyük Ortadoğu" çağrışımı yapılmktadır. Misak-ı Milli, Atatürk'ün sınırlarını bizzat çizdiği bir haritadır. Bir anlamda "Atatürk'ün yol haritası"dır. Bu bizim için ulaşılması gereken bir "milli ant"tır. Bunu görmezden gelemeyiz. Sürecin ilerleyen bölümlerinde -eğer takoz koymazlarsa- bu konu da gündeme gelecektir. Öcalan'ın kafasından geçen bellidir ama; onun kafasından değil; bizim kafamızdan geçen gerçekleşecektir..Konunun tartışılması uzun sürecek ama bizim lehimize sonuçlanacaktır...Bayramdan sonra bu konuya değineceğim...Şimdiden bayramınızı kutlarım. Selamlar.
Sayın Denizkent iyi güzel söylüyorsunuz da Komşularla Sıfır Sorun Siyaseti (KSSS) ile yola çıkan AKP başka tellerden açlıyor görmüyor musunuz? Ben de sizin gibi iyi niyetlerle dopdolu olsam da özellikle PKK-KCK-PYD-BDP ve Erbil bağlantılı gelişmeler karşısında gerekli sert tepkileri veremeyan bir AKP siyaseti bakalım Gazi Paşa'nın teklifi ile son Osmanlı Meclisinde kabul edilen o Milli Ant mı yoksa ABD'nin BOP tasarımı mı uygulanacak, göreceğiz kısmet ise. Ya sabır kardeş.