Ömer Faruk MENCİK YILMAZ
05 Temmuz '13 Güncel Siyaset Sosyolojisi
Yeni ehliyete para veremem

Orhan Gencebay bir zamanlar BATSIN BU DÜNYA adlı bir bestesini çalar söylerdi.
O şimdi anlı şanlı bir Akil Adam.
Çağımızın Karacaoğlan’ı sayılan Ozan Ali Ercan da çektiklerinden dolayı dertlenerek ADALETİN BU MU DÜNYA diyerek çalıp söylemişti.
AKP İktidarının Maliye Bakanı Batmanlı Mehmet Şimşek iki gün önce (110) TL ile (556) TL olarak açıklattırdığı yeni ehliyetler için geri adım atıyormuş. Böylece yirmi dört milyon (24.000 000) sürücü rahat bir nefes alacak mı dersiniz?
İki gün içerisince ortaya çıkan bu değişikliğin nedenini umarım açıklarlar. Bakanı bu duruma düşüren ilgililer de umarım yerlerinden olur.
Öte yandan demek ki kâğıt, plastik, çips, mürekkep fiyatları birden bire ya da sanal ortamdaki tepkilerden dolayı ehliyetler ucuzlayacakmış.
Öyle anlaşılıyor ki yeni ehliyetler biçilen (110) TL yerine, gramı gramına yeni ölçümler yapılarak ucuzlatılması yoluna gidilecek.
Yeni ölçüm, tartım, vicdan merhamet nedeni ile sanırım yine de ‘maliyet’ sarmalı o ünlü ‘değerli kağıt bedeli’ bağlamında (89) TL ile (423) TL arasında satılacak ya da değiştirilecektir. Bu işin başka çözümü olur mu? Halk deyişi ile ‘veremden ölmektense, sıtmaya razı olmak’ gibi bir yol da bulunmuş oluyor böylece. Peki, siz açıklanan bu ‘maliyet sarmalı’ adını verdiğim ‘değerli kağıt bedeli’nin doğru olduğuna inanıyor musunuz?
Çok değil yedi yıl kadar önce (40), üç beş yıl önce ise (60) TL olduğunu öğrendiğim ehliyet bedeline itirazım o gün olduğu gibi bugün de değişmedi.
Değişmeyecek de.
Eğer ben yakıt ile diğer dolaylı vergiler yolu ile Hazineye birilerinin keyfine göre ihale açabilsin diye ödemeler yapıyorsam:
Kimlik,
Basın Kartı,
TBMM'deki vekiller,
Eski Vekiller
ile işyerlerinde çalışanların yaka kartları gibi ehliyetimi de 'b e l e ş' almak zorundayım.
Kısaca bazı ayrıcalıklar, yetkiler, görevlendirmeler için ‘beleş’ verilen kartlarda olduğu gibi bazı araçları kullanmak için yeterlilik içeren ‘ehliyet kartları’ için de ‘ücretsiz’ bir uygulamaya geçilmesini istiyorum. Bu yüzden tasarlanan ‘Yeni Ehliyet’ için para ödemek istemiyorum.
Bu durum ister esnaf, ister tüccar ister diğer kişiler olsun değişmemeli.
Çünkü bu toplumun çobanı’ndan Holging patronu’a, öğretmeninden Milletvekili’ne, Asgari Ücretli’den işsiz güçsüz yurttaşlarımıza kadar ‘e ş i t’ oranda vergiler ödüyor isek avuç içi büyüklüğündeki bir kâğıt parçası için bu kadar büyük bedel ödenmesi gibi ‘abes’ bir durum olamaz. Kaldı ki sözüm ona 'trafik kazalarını önlemek için' getirilen para cezası yollu tedbirlere, sorunun özü yitirilmiş olduğundan dolayı katılmadığımı da belirtmeliyim. Söz konusu 'para cezası' geçmiş iktidarlar gibi AK Parti iktidarı için de Bütçe'de bir 'gelir kalemi'' olarak yer alıyorsa trafik kazalarının önlenebilmesi için harcamamız gereken daha kaç on yılımız vardır, diye de sormak isterim.
Ne olur Devlet adlı ahtapotun kollarına düşmüş olan yurttaşları 'limon gibi' sıkmaktan vazgeçin.
Bu uygulama sanırım Yeni Zenginler ile hiç de şeffaf olmadığını sandığım büyük ihale şirketleri için geçerli sayılabilir, eğer iktidar ya da Maliye yetkilileri s ö z geçirebilirler ise o kesime.
Peki, ehliyetim var. Ancak emekli olduktan sonra eski püskü evi değiştirmek için arabamı sattığımdan şu an için arabam yok. Araba alma durumum da Maliye’nin TBMM’ne sunacağı (24) aylık ek ikramiye ile ancak sağlanabileceğine göre az daha dişimi sıkmam gerekiyor değil mi? Şurada Yeni Bütçe için ne kadar süre kaldı ki? Sayılı günler çok çabuk geçiyor nasıl olsa!
Bilinsin isterim ki o yurttaşlar nice iktidar cenderesinden geçerek adında:
Osmanlı'nın çöküş yıllarından beri özlemi çekilen
Adalet ile Kalkınma (İttihat ve Terakki Fırkası'ndan) kavramları bulunan AKP bunu yapmasın.
Kendilerini gizli ya da açık Ilımlı İslamcı, Yeni Osmanlıcı, Muhafazakâr Demokrat olarak niteleyen AKP'liler bu kavramlardan adalet'in Kutsal KUR'AN emirlerinden ve Peygamberimizin sünnetinden olduğunu bilmiyorlar mı?
Kalkınma kavramı da Osmanlı'nın içine düştüğü Batı bağımlılığından ve Hasta Adam olarak parçalanmaktan kurtarılması için uğraşan ancak Alman Emperyalizmi nedeni ile kendisini paramparça olmaktan kurtaramayan İttihat ve Terakki Fırkası (parti)'nin ikinci adından almamış mıdır?
Bence Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in atacağı geri adım yeni ehliyetlerin biçimi, özellikleri ne olur ise olsun bana göre otuz iki (32) TL ile kırk sekiz (48) TL arasında satılabilir. Diğer çözümler kamu vicdanını sızlatır. Yurttaşın üzerinden alınan nice kırpıntılar ile nice ihaleler açılacağını ve çevremizin yine yeni yepyeni arabalarına konarak gezen kimi müteahhitlerin bebeleri ile dolacağını biliyoruz.
Gelen Kutlu Ramazan’dan dolayı yüksek pide bedelleri ile yüksek ulaşımdan ve diğer inmeyen fiyatlardan dolayı en az %70’i kırk kanaat geçinen bu toprağın çocuklarını daha fazla sıkmayınız.
Ne olur hayatı ucuzlatmak yerine, onu tüccar kesimi ile birlikte yakasından kavrayarak birbirine zincirlemeli olarak daha da pahalandırmayınız.
Yorumlar:
Sayın Yazarım, bilgilendirici, düşünsel, ve gerçekleri dile getiren bir paylaşım canınıza sağlık. Selam mutluluk dileklerimle.NAHİDE ÇELEBİ
nahide çelebi 05.07.2013 12:29 Ömer Faruk Yılmaz:
O şimdi anlı şanlı bir Akil Adam.
Çağımızın Karacaoğlan’ı sayılan Ozan Ali Ercan da çektiklerinden dolayı dertlenerek ADALETİN BU MU DÜNYA diyerek çalıp söylemişti.
AKP İktidarının Maliye Bakanı Batmanlı Mehmet Şimşek iki gün önce (110) TL ile (556) TL olarak açıklattırdığı yeni ehliyetler için geri adım atıyormuş. Böylece yirmi dört milyon (24.000 000) sürücü rahat bir nefes alacak mı dersiniz?
İki gün içerisince ortaya çıkan bu değişikliğin nedenini umarım açıklarlar. Bakanı bu duruma düşüren ilgililer de umarım yerlerinden olur.
Öte yandan demek ki kâğıt, plastik, çips, mürekkep fiyatları birden bire ya da sanal ortamdaki tepkilerden dolayı ehliyetler ucuzlayacakmış.
Öyle anlaşılıyor ki yeni ehliyetler biçilen (110) TL yerine, gramı gramına yeni ölçümler yapılarak ucuzlatılması yoluna gidilecek.
Yeni ölçüm, tartım, vicdan merhamet nedeni ile sanırım yine de ‘maliyet’ sarmalı o ünlü ‘değerli kağıt bedeli’ bağlamında (89) TL ile (423) TL arasında satılacak ya da değiştirilecektir. Bu işin başka çözümü olur mu? Halk deyişi ile ‘veremden ölmektense, sıtmaya razı olmak’ gibi bir yol da bulunmuş oluyor böylece. Peki, siz açıklanan bu ‘maliyet sarmalı’ adını verdiğim ‘değerli kağıt bedeli’nin doğru olduğuna inanıyor musunuz?
Çok değil yedi yıl kadar önce (40), üç beş yıl önce ise (60) TL olduğunu öğrendiğim ehliyet bedeline itirazım o gün olduğu gibi bugün de değişmedi.
Değişmeyecek de.
Eğer ben yakıt ile diğer dolaylı vergiler yolu ile Hazineye birilerinin keyfine göre ihale açabilsin diye ödemeler yapıyorsam:
Kimlik,
Basın Kartı,
TBMM'deki vekiller,
Eski Vekiller
ile işyerlerinde çalışanların yaka kartları gibi ehliyetimi de 'b e l e ş' almak zorundayım.
Kısaca bazı ayrıcalıklar, yetkiler, görevlendirmeler için ‘beleş’ verilen kartlarda olduğu gibi bazı araçları kullanmak için yeterlilik içeren ‘ehliyet kartları’ için de ‘ücretsiz’ bir uygulamaya geçilmesini istiyorum. Bu yüzden tasarlanan ‘Yeni Ehliyet’ için para ödemek istemiyorum.
Bu durum ister esnaf, ister tüccar ister diğer kişiler olsun değişmemeli.
Çünkü bu toplumun çobanı’ndan Holging patronu’a, öğretmeninden Milletvekili’ne, Asgari Ücretli’den işsiz güçsüz yurttaşlarımıza kadar ‘e ş i t’ oranda vergiler ödüyor isek avuç içi büyüklüğündeki bir kâğıt parçası için bu kadar büyük bedel ödenmesi gibi ‘abes’ bir durum olamaz. Kaldı ki sözüm ona 'trafik kazalarını önlemek için' getirilen para cezası yollu tedbirlere, sorunun özü yitirilmiş olduğundan dolayı katılmadığımı da belirtmeliyim. Söz konusu 'para cezası' geçmiş iktidarlar gibi AK Parti iktidarı için de Bütçe'de bir 'gelir kalemi'' olarak yer alıyorsa trafik kazalarının önlenebilmesi için harcamamız gereken daha kaç on yılımız vardır, diye de sormak isterim.
Ne olur Devlet adlı ahtapotun kollarına düşmüş olan yurttaşları 'limon gibi' sıkmaktan vazgeçin.
Bu uygulama sanırım Yeni Zenginler ile hiç de şeffaf olmadığını sandığım büyük ihale şirketleri için geçerli sayılabilir, eğer iktidar ya da Maliye yetkilileri s ö z geçirebilirler ise o kesime.
Peki, ehliyetim var. Ancak emekli olduktan sonra eski püskü evi değiştirmek için arabamı sattığımdan şu an için arabam yok. Araba alma durumum da Maliye’nin TBMM’ne sunacağı (24) aylık ek ikramiye ile ancak sağlanabileceğine göre az daha dişimi sıkmam gerekiyor değil mi? Şurada Yeni Bütçe için ne kadar süre kaldı ki? Sayılı günler çok çabuk geçiyor nasıl olsa!
Bilinsin isterim ki o yurttaşlar nice iktidar cenderesinden geçerek adında:
Osmanlı'nın çöküş yıllarından beri özlemi çekilen
Adalet ile Kalkınma (İttihat ve Terakki Fırkası'ndan) kavramları bulunan AKP bunu yapmasın.
Kendilerini gizli ya da açık Ilımlı İslamcı, Yeni Osmanlıcı, Muhafazakâr Demokrat olarak niteleyen AKP'liler bu kavramlardan adalet'in Kutsal KUR'AN emirlerinden ve Peygamberimizin sünnetinden olduğunu bilmiyorlar mı?
Kalkınma kavramı da Osmanlı'nın içine düştüğü Batı bağımlılığından ve Hasta Adam olarak parçalanmaktan kurtarılması için uğraşan ancak Alman Emperyalizmi nedeni ile kendisini paramparça olmaktan kurtaramayan İttihat ve Terakki Fırkası (parti)'nin ikinci adından almamış mıdır?
Bence Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in atacağı geri adım yeni ehliyetlerin biçimi, özellikleri ne olur ise olsun bana göre otuz iki (32) TL ile kırk sekiz (48) TL arasında satılabilir. Diğer çözümler kamu vicdanını sızlatır. Yurttaşın üzerinden alınan nice kırpıntılar ile nice ihaleler açılacağını ve çevremizin yine yeni yepyeni arabalarına konarak gezen kimi müteahhitlerin bebeleri ile dolacağını biliyoruz.
Gelen Kutlu Ramazan’dan dolayı yüksek pide bedelleri ile yüksek ulaşımdan ve diğer inmeyen fiyatlardan dolayı en az %70’i kırk kanaat geçinen bu toprağın çocuklarını daha fazla sıkmayınız.
Ne olur hayatı ucuzlatmak yerine, onu tüccar kesimi ile birlikte yakasından kavrayarak birbirine zincirlemeli olarak daha da pahalandırmayınız.
Yorumlar:
Sayın Yazarım, bilgilendirici, düşünsel, ve gerçekleri dile getiren bir paylaşım canınıza sağlık. Selam mutluluk dileklerimle.NAHİDE ÇELEBİ
nahide çelebi 05.07.2013 12:29 Ömer Faruk Yılmaz:
Nahide Hanım ehliyetlerin değiştirilmesi konusunda birden
bire ortaya çıkan o 'fahiş!' artışlar konusunda kendimi tutamayarak yazmış
olduğum bu yazı için ilginize teşekkürü bir borç bilirim. Ne yazık ki kökeninde
nice başka haklı nedenlerin de bulunduğu Gezi Parkının yıkılmasına tepki
içerikli protestoların bir kaç benzeri bu tür salmalar konusunda
başlatılmamaktadır. Bu konularda çok duyarsız bir toplumuz.70'lerde Sosyoloji
Bölümünde okurken Türk Toplumu olarak öğrenci olayları, arkadan vurulan
öğrenciler, geri kalmışlık, hayat pahalılığı, Toprak Ağalığı, haklı grevler ile
haksız işten çıkartmalar, grevlerdeki orantısız güç kullanımı konularında neden
toplum kesimlerinden ses çıkartılmadığını da irdelemeye çalışırdık. Sorunun
içerisinde 'Bu da geçer!' anlayışı yanında baştakilere karşı çıkmak yerine
'mütevekkil olmak' açmazı içerisindeki iktidar gücünden korku da vardı. O
yıllarda İzmir'de kadınlar sebze ile et fiyatlarındaki artış için tepki
vermişti. 07 Temmuz 013 13:30
Ömer Faruk Yılmaz:
Nahide Hanım yer darlığından siz yollayamadığım ek yorumlamam
iki bölüm olarak aşağıdaki düşüncelerimi de yolluyorum:
Toplumu köle gibi görerek yüksek vergiyle yüksek faiz salma
salmak bir zulümdür. Aylıkları ile nice ayrıcalıkları kesilir diye bu yeni
tarife oyunu ile adil olmayan vergi salmaları ve bazı suç ya da kabahatlerden
dolayı bindirilen yüksek faizli cezalara karşı muhalefet de korkuyor bence.
Yeni ehliyet fiyatının birden bire en azı (101) TL olan sözde yeni satış
fiyatının (15) TL’ye indirileceğinin açıklanması gerçekten ibret alınacak bir
durum ortaya koymuştur. Bu geri adım atılmasının hiçbir tutarlı açıklaması
olamaz. Anlaşılan o ki Bakan Şimşek de çevresindeki yetkililer (!) de bu konuda
korkunç bir açmaza düşmüşlerdir. Sanırım TBMM’deki AKP ile BDP’nin yakında
kurulması olası Barış Müzakerelerini de içeren ve daha öce bazı örnekleri de
görülen gizli oydaşlığına da güvenerek toplumu sınamak ya da alaya almak
istemişlerdir. Amaç çok açık: AKP ile BDP kökenli müteahhitlere verilmesi olası
bazı ihaleler için para kaynağı sağlamaktır. 01/02
Ömer Faruk Yılmaz:
Bu konuda kendi aralarında bir çekişme olamayacağı için ne kendilerine
oy vermemiş olan geniş tolum kesimleri ne de kendinden menkul muhalefetten etkili
ses çıkması karşısında ‘yola devam’ diyerek icra-i faaliyetlerini yine bütün
hızı ile uygulamayacaklar mı, dersiniz? Hiç umulmadık bir biçimde Sanal Ortamda
bile olsa yükselen tepkiler yanında sanırım yanı başımızda aramızdan bir gibi
dolaşarak bizi de dinleyen gizli polis dinlemeleri ilgilileri çok etkilemiş bulunuyor.
Bütün bunlara ek olarak ister sade vatandaş ister tüccar olsun AKP’li
seçmenlerin bile homurdanması karşısında, dün atılan geri adım umarım adil
vergi düzenlemesi ile faiz cezalarının azaltılmasını ve 10 yıllık ceza
iadelerinin sağlanması yoluna gidilmesine de yol açacaktır. Çoğu konuda, ‘Her
işte bir hayır vardır’ diyerek sabırla beklemek ve yazmaktan yana olduğumdan
umarım sanırım artık önümüzdeki günlerde AK Parti iktidarının bugüne kadarki
pek çok yasası ile bazı aşırı uygulamaları her bakımdan öncelikle Sanal Ortamda
sonra ise belirli meydanlarda çok daha yoğun bir biçimde eleştirilecektir.
İlginiz için teşekkürü bir borç bilirim. 02/02 07 Temmuz 013 15:07
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder