Toplum Bilimci Yönetmen Gazeteci
21 Temmuz 2013 Güncel Siyaset Sosyolojisi
Erdoğan ile Barzani çekişmesine beş kala

Görüldüğü gibi Irak-Suriye-Türkiye üçgeninde işler iyice karışıyor!
Bu konuda ne Başbakan Erdoğan’dan ne de Dışişleri Bakanı Davutoğlu’ndan bir açıklama var şu ana kadar. (22 Tem.2013 08:56)
Dün öğle sonu sanal ortama düştüğüne göre ömür boyu hapis cezası almış olan Abdullah Öcalan Barış Süreci için arada bir Basın Açıklaması yapması gerektiğini düşünüyormuş.
Nice gerekli önleyici tedbirler alınmayınca böyle olur.
Terör Örgütlerinin işbirliği bu kadar özgür olabilir mi?
PKK-KCK ortaklığının K. Suriye uzantısı etnik Kürt ırkçısı ve silah kaynakları bana göre belirsiz PYD terör örgütü eski bir Türkmen kenti olan Kamışlı ile çevresinde özerklik kurmaya başlamış. Böylece totaliter Beşar Esad rejimine karşı iki yıldan bu yana S. Arabistan, Katar ve Türkiye desteğinde direnişe geçmiş olan Özgür Suriye Ordusu (ÖSO ki bu adlandırma kısa adı IRA olan ve 1969 ile 2002 arasında etkin varlığını koruyabilen 'terör örgütü' olarak nitelenen İrlanda Cumhuriyet Ordusu'ndan esinlenilmiş olmalı bence) ile ters düşmeye başlayacaktır. Onun bu çıkışının gerisinde 2010'da Erbil'de M. Barzani başkanlığında toplanan bir Ulusal Kürt Kongresi sonunda yayınlanan Erbil Anlaşması yok denilebilir mi?
Anlaşılan o ki ABD'nin yazdırdığı Yeni Irak Anayasası ile Bağdat'tan 'özerklik' kapmış olan M. Barzani babası Molla Mustafa Barzani'nin düşünü bile göremediği yeni yeni açılımları ile kendi desteğinde olduğunu sandığım PYD sayesinde Türkiye'yi bir de güneydan kuşatmaya başlamıştır.
Ayrıca o anlı şanlı gizli 'ateşkes' anlaşması ile Terör Örgütünün 'dağ kadrosu' o bilinen tanımmlama ile 'elini kolunu sallaya sallaya ve bütün silahları ile hiç bir denetime takılmadan' bırakınız baba ocaklarına gitmelerini (ki olması gereken de bu idi bence) akın akın K. Irak yerine K. Suriye'ye doluşmuş olmasın?
Anlaşılan yurttaşımız olan kimi 'analar' bu kez de K. Suriye'de vurulabilecek olan oğlanları ile kızları için ağlayacak. Kısaca 'oyun içinde oyun' olanca hızı ile yola devam ediyor. Bu oyunun içerisinde Türkiye’nin topraklarının paylaşılması yanında öncelikle Suriye’de tarihte hiçbir biçimde var olmadığı halde bir özerk bir Kürt yönetimi oluşumu da vardır. Bu amaçla PKK-KCK ve BDP’nin etkin roller oynamadığını kim yadsıyabilir? Bakalım terör örgütleri ile M. Barzani'nin işbirliği nereye kadar uzanacak.
Abdullah Öcalan yeni bir 'açılım' aktörü olabilir mi?
Son olarak Terör Örgütü kurucusu Abdullah Öcalan’ın, kendi deyişiyle, ‘Elli bin insanımızın yaşamını yitirdiği 40 yıllık çatışmanın’ sorumlusu olduğunu unutmuşçasına, sözüm ona, ‘çözüm sürecine daha fazla katkıda bulunmak’ amacı ile sık sık Basın Açıklaması yapmak istemesi bakalım Başbakan Erdoğan tarafından nasıl karşılanacak? Böylesi bir çelişkiyi Başbakan Erdoğan nasıl göğüsleyecektir?
Görülen o ki PKK-KCK-BDP ortaklığı Açılım Sürecinden sonra gelinen Barış Süreci sonunda olası bir Barış Masası kurulması için yoğun bir çaba içerisinde bulunmaktadır. Bu konularda da Başbakan Erdoğan’ın gerekli açıklamalar yerine aşağıda açıklamaya çalışacağım gibi Erbil’de oturan Mesut Barzani başkanlığındaki oluşumları şimdilik uzaktan seyretmeyi tercih ettiği söylenebilir. Bana göre Başbakan Erdoğan belki Beşar Esad’ın Kuzey Suriye üzerinden yaralanmasına göz yumacak olsa bile başta PKK-KCK-BDP ile PYD’nin olası saldırıları ve kimilerinin umudu olası bir Barış Masası’na çöreklenmek istemeleri gibi emellerine karşı sessiz kalmayacaktır.
Biliyoruz ki özellikle 2010’un Ramazan ayı başında yeniden yoğun terör saldırılarına başlayan Terör Örgütü ile siyası uzantılarının eylemleri ve söylemleri Türkiye’nin gündemindeki ilk konulardır.
K. Suriye'deki son gelişmelerin kıyısından köşesinden de olsa AKP Milletvekili Şamil Tayyar'ın dün yaptığı açıklamaları oldukça çarpıcıdır. Onun bu açıklamaları doğrultusunda düşünecek olursak, son gelişmelere göre PKK-KCK-BDP ortaklığının PYD ayağı Beşar Esad ile bağlantılıdır. Bu durumda Başbakan Erdoğan neden Beşar Esad’ın ÖSO’nu yıkmak amaçlı akımına kapılan PKK-KCK-BDP ve PYD ortaklığına karşı koymamaktadır. Eğer PKK-KCK-BDP ortaklığının bir uzantısı olan silahlı PYD terör örgütünün de içinde bulunduğu geniş çaplı oluşum karşısında Başbakan Erdoğan içeriği belli olmayan bir Barış Süreci için bu kadar ısrarcı olur?
Batı destekli Mesut Barzani'nin siyasi ve silahlı oyunları
Bölgedeki son gelişmeler üzerine Barzani’nin önümüzdeki günlerde Erbil’de yeni bir ‘Ulusal Kürt Konferansı’ toplamak istemesi ise başlı başına bir çıbanbaşı olsa gerek. Gazeteci Namık Durukan’ın bildirdiğine göre Barzani, Kürdistan’ın dört parçasındaki Kürt güçlerine mektup göndererek onların hazırlık komitesi içinde yer almalarını ve Kürt Ulusal Kongresi’ne katılmaları’ istenilmiş.
Geçtiğimiz yıllarda yine Erbil’de düzenlenen bu toplantılara Irak, İran, Türkiye ve Suriye’deki önde gelen temsilciler katılarak Büyük Kürdistan düşüne ulaşabilmek için atılması gereken tasarılar tartışılarak birlikte hareket etmek için değişik kararlar alınmaktadır.
KIBKY Başkanı Mesut Barzani son günlerde PYD’nin Suriye’de kendisinden bağımsız bazı eylemlere kalkışması ve geçtiğimiz Mayıs başında kendisine bağlı E-Partiya üyesi (74) silahlı militanın kaçırılması yüzünden aralarında çıkan sürtüşmeden dolayı ‘Erbil Anlaşması'na uy’ çağrısında bulunmuştu. Öte yandan ‘Öte yandan PKK'lı silahlı grupların Kuzey Irak'a çekilişleri devam ederken Kuzey Irak'ta örgütten ayrılan 214 kişinin Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin lideri olduğu Kürdistan Yurtseverler Birliği'ne katıldığı’ ileri sürülmüş olduğuna göre Barzani’nin yöredeki silahlı örgütler üzerindeki egemenliği de sarsılmaya başlamış görülüyor denilebilir.
2010 başında Erbil’de Irak, İran, Türkiye ve Suriye’den katılan siyasi ve silahlı örgüt yetkililerince alınan (19) maddelik Erbil Anlaşması Mesut Barzani başkanlığında yörede kurulması tasarlanan Federal Kürdistan’ın temellerini atmıştır. Anlaşmada elbette PKK-KCK-PYD ile BDP’yi de bağlayıcı içerikler bulunan Federal Parlamento’dan Federal Gelirler Kanununa Dengeleri Gözetme Kurulu’ndan Güvenlik güçlerinin yapılandırılması kanununa kadar uzanan ayrıntılar bulunmaktadır. AKP İktidarının son bir yıl içerisinde PKK-KCK ve BDP karşısında uzlaşması tavırlar sergilemeye başlaması ile özellikle Barış Süreci kapsamında adı belli terör örgütünün silahlı güçlerinin sınır ötesine çıkmalarının önünün açılması yönündeki ‘görmezden gelme’ tutumu Erbil Anlaşması bağlamında da sorgulanamaz mı?
Bu kez de analar K. Suriye'deki çatışmalar yüzünden ağlarsa ne olacak?
Görülen o ki Erbil Anlaşmasında yer alan Güvenlik güçlerinin yapılandırılması kanununun uygulanması yanında işler ‘Kader belirleyici meselelerde (Savaş, barış, stratejik anlaşmalar ve anayasa değişiklikleri) yüzde yüz uzlaşma sağlanmalıdır’ kararı doğrultusunda yoluna konulmaktadır. Peki, bir birine bağlı pek çok özerk kent ya da bölge olışumunu içeren bu tasarılar içinde, oğulları ile kızları baba ocaklarına gönderilmeyen 'analar' ağlamayacak mı?
Yıllardan beri yanı başımızda oluşturulmaya çalışılan ve Türkiye’den de toprak talebi olacağında kuşku bulunmayan söz konusu ‘federal devlet’ düşünün yaratmakta olduğu sorunların Türkiye açısından çözümü nasıl gelişecektir, kaygı duymamak elde değil. Anlaşılan o ki ABD ile Batı yeni Ortadoğu paylaşımı için 2003’ten bu yana Mesut Barzani’ye yeşil ışık yakmıştır. Bakalım Başbakan Erdoğan’ın bütün olan biteni yeniden gözden geçirerek nasıl bir yol haritası ile yola koyulacaktır.
Umarım çok geç kalınmış değildir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder