Ömer Faruk MENCİK YILMAZ
http://blog.milliyet.com.tr/omerfarukmencik
21 Nisan 2013 Nüfus Bilim
Ülkemizdeki Türkler ile Kürtlerin nüfusu kaçtır?
‘İstatistik
gerektiğinde sayılara yalan söyletme bilimidir’ denilirdi 1970'lerde.
Şimdi bu konuda ne
gibi söylemler dolaşıyor bilmiyorum.
İstatistik Giriş,
Sosyal Bilimlerde İstatistik ile Demografi (nüfus bilim) dersleri de eskilerde
kaldı.
Bence 'istatistiğe
güvenme, istatistiksiz de kalma' demek en doğrusu!
Aynı potada erimek
Türkiye sınırları
içerisinde ne kadar Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Çeçen, Abaza, Ermeni, Rum,
Arnavut, Boşnak var tam olarak bilemiyoruz. Çünkü ülkemiz binlerce yıl boyunca
nice doğup batan kültür ve uygarlıkların beşiği olmuştur. Mağara insanından
Likya, İonya, Troya, Kimmer, Hitit, Hatti, Asur, Milet, Pers, Makedon, Latin,
Grek, Ermeni, Hazar ve Arap toplumlarına Oğuz boylarından Moğollar ile
İlhanlılara kadar yüze yakın toplum bu topraklarda birbiri ile etkileşerek
kaynaşmıştır.
Çoğu toplumda olduğu
gibi eskiden egemen olan Hitit ve Roma İmparatorluklarındaki kendilerine özgü dil,
kültür ve sanat egemenliğinde olduğu gibi 1071’den beri bu topraklarda Türk
dili, kültür ve sanatı egemenlik kurmuştur. İnanmayan başta Amasyalı Strabon olmak üzere Abbasi, Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı döemini içeren yerli ve yabancı eserlere bakabilirler.
Hitit dili Hatti dil ve inancı ile
kaynaşmış ise Roma dil ve inancı da Grekçe ile Tanrılar ve Tanrıçalar inancı
yanında Hristiyanlıkla etkileşim içerisinde varlığını sürdürmüş ise Türkler de nüfus
yoğunluklarına da bağlı olarak Türkçenin ortak dil egemenliği yanında İslam
inancı kapsamında güçlü bir egemenlik sağlamışlardır. Her egemen güç gibi
Türkler de Selçuklular, Beylikler, Akkoyunlular, Karakoyunlular ile Osmanlılar
çağında bu başarılarını bir günde kazanmamışlardır. Bu uğurda o günlerden bugüne
pek değişim ve gelişme aşamalarından geçilerek bugün içerisinde yaşamakta olduğumuz
Cumhuriyet dönemine erişilmiştir.
Eski çağlarda olduğu
gibi ülkemiz sınırları içerinde özellikle Osmanlı Devletimizin özellikle 1789
Fransız Devrimine de bağlı olarak önce Ruslar sonra ile Yunan, Bulgar, Karadağlı,
Makedon, Arnavut ve Arap bağımsızlık savaşları ile parçalanmaya başlaması ile
ülkemize Balkanlardan ve Arap topraklarından ve Kafkasya’dan 1950’ye kadar akın
akın gelen göçleri ne yapacağız? İşte bu süreçlerde kimin hangi kökenden
geldiği kendisini bağlar ise de ne Osmanlılarda ne de TC döneminde ‘soy sop’ ya
da ‘ırk’ özellikli bir istatistik çalışması yapılmamıştır. Osmanlılardaki
Tahrir Defterleri ile Sicil kayıtları Türkler, Kürtler, Araplar ile Gayri
Müslim gibi değerlendirmeler yapmış olsa da vergi verebilecek olanları
kapsadığından sağlıklı sayılar ulaşılabileceği kuşkulu olsa gerek.
Şimdi bu sorunun
Cumhuriyet’teki gelişmeleri için aşağıdaki alıntıda bulunan bir ipucundan
nerelere doğru gidilebileceğini görelim.
1965’te Türkler ile Kürtler ne kadardır?
Bu konuda bir
araştırmacıya göre aşağıdaki açıklamayı 1965'ten günümüz FACEBOOK verilerine
göre TÜRKLER ve KÜRTLER başlığı altında paylaşmak istedim.
'KÜRT Teali
Cemiyeti’nin üye sayısı 340’tı…
Evet, sâdece 340 kişi
özerk bir yapıyı savunan Teali Cemiyeti’nin arkasından gidiyordu.
Cemiyet-i İstiklali
Kürdistan’ın üye sayısı biraz daha fazlaydı: 805!
Yâni ikisini toplasanız
bile 2000 kişi etmiyor.
Peki, toplam Kürt
nüfusu ne kadar?
CUMHURİYET dönemini
temel alalım:
1927’den 1965’e kadar
olan bütün nüfus sayımlarında anadil sorusu vardı. Yurttaşları ana dillerinin
ne olduğu soruluyordu. 1965’ten sonra bu soru kaldırıldı.
1965 verilerine
bakalım: Türkiye’nin nüfusu 31.391.421 kişidir.
“Anadilim Kürtçe’dir”
diyenlerin sayısı 1.753.000, Kürtçe’nin bir başka lehçesi sayılan (MKD: Burada
hata var, Kırmançi lisanını Kürtçe diye uydurdular) Kırmançi’yi anadili olarak
söyleyen 13.000, Zazaca ise 112.700 kişidir.
Zazalar’ı bu hesaba
katmak yanlıştır ama biz yine de katalım. 1965 nüfus sayımına göre 1.878.000
kişi Kürtçe ve onun lehçesini ana dili olarak belirtmiştir.
Nüfusumuza oranı
sâdece %6’dır.
Tabii, burada altını
ısrarla çiziyorum. Bu sayı bütün Kürt yurttaşlarımızın sayısıdır. Şimdi bu
%6’yı alın ve her yıl en fazla nüfus (BM raporlarına göre) artış oranı olan
yıllık %2.5’la çarparak günümüze kadar gelin. Oranları ve sayıları abartarak
yazıyorum.
Kürt nüfusun Türkiye
nüfusuna oranı %10’dur…
Evet, Kürt kökenli
yurttaşlarımızın sayısı 7.500.000’dir ve bu sayının yarısından çoğu
Cumhuriyetimiz’e sonuna kadar bağlı ve asla bölünme talebi olmayan Kürt
yurttaşlarımızdır.
İşte, kopardığı
fırtınanın yanında küçücük cürmünü her seçimde gördüğümüz PKK / BDP’nin ise
aldığı oy ortada: 2.800.000.
Hadi buna oy
kullanamayan çoluk çocuk yaşlı vesaireyi de ekleyin. Olsun size 4 milyon.
Ama arkasına ABD’yi ve
İsrail’i almış PKK / BDP, 75 milyonu nasıl sıraya çekiyor farkında mısınız?’
Facebook değerlendirmelerine göre Türkler ile Kürtlerin
oranı nedir?
Bu konuda bir de CIA
kaynaklarına bakalım mı ne dersiniz? Ortadoğu’daki her taşın altından çıkan ve
Türkiye’yi bölmeye kararlı CIA, Kürt nüfusunu arttırmakta da kararlıdır.
2008’deki CIA The World Factbook’da Nüfusun %20’sini Kürt ilan eden CIA World
Almanac and Book of Facts 2012’de %18’e indirmiş. Yâni nüfusun %75’i Türk,
%18’i ise Kürt olarak gösteriliyor. Kalan %7 ise diğer etnik gruplar olarak
gösteriliyor.
Yâni nüfusumuzu 75
milyon olarak kabul edersek, CIA’nın esnete esnete çıkardığı nüfus bile 13.5
milyonu geçmiyor. Ama yine de bu sayı inandırıcı değildir. Bu demografik
meseleyi zehirli birkaç küçük soruyla bitirelim. Eğitimli ve kentli nüfus için
yıllarca sürdürülen âile plânlaması ve az çocuk kampanyası neyi amaçlıyordu?
Mossad’ın Türkiye’deki nüfus dengelerine ilişkin bir öngörüsü ve raporu var
mıydı? Eğer sayı önemli değilse bölgede yaşayan Süryani’lerin de devlet talebi
var. Üstelik Kürt’lerin hâkimiyet kurmaya çalıştığı topraklarda, o zaman ne
diyeceğiz? (Alıntıdır)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder