20 Nisan 2013 Cumartesi

Batı’ya karşı birlik olalım canlar



Ömer Faruk MENCİK YILMAZ

http://blog.milliyet.com.tr/omerfarukmencik


01 Şubat '13 Dünya

Batı’ya karşı birlik olalım canlar

Batı’ya karşı birlik olalım canlar
Türkiye'nin yeryüzündeki eşsiz konumu (Görsel sanal ortamdan alıntıdır)


Batı'nın Irak ile Suriye'de de dayattığı gibi ayrıştırılmak değil ‘birlik olmak’ vaktidir.
ABD, Çin, İngiltere, Almanya, Fransa ile İtalya güçlü birer siyasi ve ekonomik birlik değil midir?
Sorunlarımız yok mu A’dan Z’ye kadar uzanan?
Vardır, olmaz olur mu!
Ne ki çözülemiyor bir türlü.
Ben beni bildim bileli böyle bu kör dövüşü.
Ne siyaset ne hukuk ne adalet çözebiliyor can yakan sorunlarımızı.
Çözülemez mi o sorunlar?
Çözülür bal gibi de çözülür!
Ancak her iktidar bir sonraki seçimi de kazanmak için kendisine en uygun olanlarını, yine kendince çözüyor.
Bu konuda adil olmak, herkesi kucaklayabilmek, eşitliği sağlayabilmek ne mümkün canlarım!
Yeter ki TBMM’de kılı kırk yaran güçsüzü güçlüye ezdirmeme iradesi her alana yayılsın bir gün.
Yoksa Batı çoğu ülkelerde denemiş olduğu gibi bizde de 1970'lerdeki türden iç çatışmaları başlatabilir.

Çünkü dün olduğu gibi bugün de içimizdeki Truva Atları hiç boş durmuyor.
Çünkü Batı her türlü çıkarı yanında özellikle madenler ve petrol için savaşı göz alabilir yeniden.
Vur kaç saldırıları, ayrılıkçı propagandalar, kan üzerinden siyaset hiç bitiyor mu?
Arap Baharı ile birlikte batı’nın Truva Atları nasıl da tek tek çıkıverdiler ortalığa değil mi?
Akıtılan kardeş kanı üzerine sözüm ona Batı güdümlü ‘demokrasi oyunu’ getirilmiş ne yazar!
Görmüyor, duymuyor, okumuyor ve anlamıyor muyuz?
Duymuyor ve anlamıyorsanız boşa yaşıyorsunuz demektir.
Bir de içimizde kan ve göz yaşı dökülmesine doymayan ne kadar alçak varmış onları da gördük az ya da çok.

Osmanlı Devletimiz'e dayatılan Sevr paçavrasının peşinden gelen parçalanmış Türkiye haritası bize ders değil midir?
Osmanlı’nın yenilmesini hazırlayan yamalı Ortadoğu'dan sonra Yugoslavya ile Sudan da mı iktidara ders olmuyor?
Batı'da hukukun üstünlüğü ve yargınınbağımsızlığı ile siyahla beyaz, Kızılderili ile Çinli, Zenci ile Hintli,
Müslüman ile Yahudi ve Hristiyan yanyana yaşayıp dururken birileri neden bu kadar ayrılıkçılık yapıyor, değil mi?
Ortada ‘artık bu kadar da olmaz be utanmazlar, arsızlar, eşitlikçi hukuk var’ diyebilen birini gördünüz mü?
Gerçi Dokunulmazlık, Kayıt Dışı Ekonomi, Raktiyecilik, Liyakatsizlik, Adam Kayırma oldukça böyle konuşmak da zordur zor!
Biliyoruz ki Türkiye’deki temiz su kaynakları, HES'leri, ulaşım yolları, madenler ile Verimli Hilal'in nice nimetleri var.

Ayrıca yangından mal kaçırırcasına istenilen ivedilikle barış dayatması sürecine gelip dayandı Terör Saldırıları.
Bu dayatmaların bir yönü de Toprak Ağaları'nın olası bir yeni özerk oluşum sürecinde bir oldu bitti ile ellerinde tutmakta oldukları topraklarına tapu çıkartabilmek için onların güdümündeki siyasilerce baş vurulan bir yol olmasın?
Yarıya yakını Toprak Ağaları'na ait olan o toprakların yarıya yakınını gördüm yüreğim yanarak.
Hangisinin atası ya da babası kime ya da kimlere karşı dövüşerek ele geçirmiş o toprakları bilen yok!
Mevsimlik işçi olarak ve kendi isteği ile ülkemize boşuna mı dağılıyor yörenin insanı?

Çünkü ne yeteri kadar eğitim ne ev eşyası ne nakit para ne toprak ne iş ne de geleceğe umut var.
Nice göçler, aile içi şiddet, berdel, kız kaçırma, boynu büküklük, tüketim açlığı, sağlıksızlık nedendir dersiniz?

Dönen dolapların içerisinde ve kapalı kapılar ardında neler konuşulduğunu bilmek istiyoruz.
Dürüstlük, doğruculuk,şeffaflık, mertlik ve yüz yıllardır yaşanılan İslam Kardeşliği'nin yüceltildiğini görmek istiyoruz.
Bilelim ki Batı egemenliğine taş koyulabilir diye İslam Kardeşliği'ne dayalı uluslararası birliktelikleri istemez.
Ortadoğu’nun paylaşılmasına hız verilen bu günlerde tez elden ülke çapında ‘birlik olmak’ gerekmektedir.
Yine ne olur ne olmaz, diyerek tez elden ülke çapında ‘silahsızlanmak’ için işe başlamak gerekiyor.
Umarım iktidarın akıl hocaları da kimi sözcüleri de 'tarih' adlı bilgi alanından nasiplerini almışlardır bugüne kadar.
Batı’ya karşı da onun Truva Atlarına karşı da birlik olalım, diri olalım canlar!

Üç yorum:

Ömer Bey, söz uzadıkça pratikten, yani hayattan kopar biliyorum; ama en az üç asırdır ‘kör kandile’ yatıp kalkan bir toplumun yeniden ayağa kalkma sancılarıdır bugünlerde yaşananlar. Söylenenler doğrudur, ama bir de zamanın doğruları vardır. Yeni bir zaman ve de onun hayat pratikleri olan yeni bir çağ inşa etmeden sonuç alınamadığının en büyük tanığı tarih değil mi? Bugün Batı da Doğu da her alanda karanlıktır, bu yüzden mücadele çetindir. Hatta bir asır öncekinden daha zordur, ne var ki önce inanmak gerektir zafere; çünkü bu zafer devletlerin ve kurumların değil insanca yaşamak isteyen bireylerin zaferi olacaktır. Bu yüzden kurtuluşumuz çok sancılı olacak, ama aynı zamanda insanlığın da kurtuluşu olacaktır. Doğusuyla Batısıyla, hakikatini kaybetmiş devletler ve de kurumlar yerle bir olacak, bundan hiçbiri kendini kurtaramayacaktır. Şimdilik yazmak ve de yazılarımızla dua etmekten başka bir çaremiz yok. Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar…
Rıza Üsküdar (Anadolu'm ayağa kalkarken)
08.02.2013 19:28
Cevap :
Çok haklısınız Rıza bey!Sorun kuyruk politikası yerine bağımsızlık dayatmaları ile her şeyin üstüne çıkmaktır.Osmanlı aşama aşama Batı'nın sömürgesi oldu.Bunu da güvendiği nice Batı'nın desteklediği kimi zavallıların ayak oyunlarına bağlanarak Yarı Sömürgelik sürecinin sonunda Yabancı Okullar ile Duyun-u Umumiye'nin o korkunç sömürü çarkı içerisindeki kıvranmaları sonucunda çok acı bir biçimde ödedi gitti.Yeniden alevlenen Ayrılıkçılık tasarıları ile AB'cilik oyunları korkarım 19.yüzyıl boyunca görülen Paris,Londra ve Berlin Konferanslarının yol açtığı ayrıştırmacı ve çatışmacı gelişmeler türünden etkiler yaratacaktır. Bu konuda Başbakan Erdoğan ile CB Gül'ün siyasi danışmanları ile tarih danışmanları çok sıkı çalışmazlar ise tarihin tekerrürü kaçınılmazdır.Ne ki hangi yönden gelir ise gelsin siyaset kapalı kapılar ardındaki görüşmelerin günden güne ete kemiğe bürünmesi değil midir?Terör başarı mı kazandı ki İmralı'ya gidiliyor?Savaş mı Barış mı söylemi çok itici geliyor bana.Ya sabır! 08.02.2013 19:45
Ömer Bey, dile getirdikleriniz ve sorularla da güçlendirdiğiniz gerçekler konusunda haklısınız; ama tarihe yön vermiş, ya da az çok tarihin akışında belirleyici olmuş hiçbir toplum yok ki belirttiğiniz süreci yaşamamış olsun. Sorun, tek başına bu sorunlu süreçte değil, bu sürecin gelişiminde ‘Truva atı’ olarak tanımladığınız kişiliklerin, sürecin değişim ve dönüşümlerinde toplumumuza büyük travmalar yaşatmış olmalarındadır… Bu travmalar toplumsal birliğimizi yok ettiği gibi, dile getirdiğiniz sürecin tıkandığı ve yeni bir sosyoekonomik yaklaşımla yeni bir dünyanın kurulacağı bugünlerde en büyük yumuşak karnımızdır. Ama her şeye rağmen Sakarya bir kez daha başaracak! Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar…
Rıza Üsküdar (Anadolu'm ayağa kalkarken)
08.02.2013 14:50
Cevap :
Rıza Bey çok soyut biçimde de olsa belirttiğiniz sorunlar katlanarak bir kara bulut gibi üstünü örtüyor toplumun.Tarih Bilinci yoksunluğu ABD ve AB teslimiyeti kapsamında geleceğin Güçlü Türkiye yaftasını nasıl ayaklar altına almaktadır görmüyor muyuz kardeş?Haçlı dayatmalarının sıcak savaşlar yanında bugün AKP'nin kimi sözcülerince Reform denilen Islahat uygulamaları kapsamındaki nice açmazlar ile Yabancı Okulların özellikle Ermeni veRumu ayrıştırarak OsmanlıDevletimizi nasıl parçaladıklarını biliyoruz.Bu konuda iktidarın nasıl kaç tasarısı var bilemiyoruz.Türk-Kürt ayrımcılığına dayanmış bulunan siyaset Firdevsi'nin Dahhok olarak anlattığı türden bir devi nice şehitler verilerek beslemeye çalışmıyor mu?O dev Türk KürtLazBoşnakGürcüArapZaza ve Arnavut ayrımı yapmadan öldürmedi mi 29 yıl boyunca?Oysa ABD kendi devini de onun iğrenç adamlarını da tek tek temizledi.Teslim olmayan,olduğu yerde kendi kendisini bitirir.Vurmaya bile gerek yok!Rus'a arkalanan İran'ı da bitirmek gerek kardeş. 08.02.2013 16:06
Ömer Bey, oluyoruz ve de olacağız; sadece ‘canlar’ değil, aynı zamanda ‘cananlar’ da birlik olacak… Allah nurunu tamamlayacak, hele bir dar geçitten geçelim; o zaman sen seyreyle ‘Mahşerin beş atkısı’ ve de onların kulu kölesi olmuş şark kurnazları nasıl da can çekişecek insanlığın ayağa kalkışı karşısında… Bu günler de gelecek Ömer Bey, Fırat’ta kuzusunu kaybeden de, Nil’de yolunu şaşıran da; Seyhun da, Volga da, Missisipi de, Amazon da Tuna da, Ren de… Sakarya’nın zaferini bekliyor, O’nun dar geçitte kazanacağı ve de insanlığı taçlandıracağı zaferini… O günlerde buluşmak dileğiyle, sevgi ve saygılar…
Rıza Üsküdar (Anadolu'm ayağa kalkarken)
07.02.2013 21:44
Cevap :
Sevgili Rıza kardeş inşallah,diyerek başlayalım söze.Bütün olumsuzluklara ve Batı'ya teslimiyetçilik çığlıklarına rağmen umutluyuz çok şükür.Her nerde bulunur ise bulunsun Türkiye kendine özgü kişiliğini ve tarihi direncini göstermek zorundadır. Tarih Bilinci kapsamında yazmış olduğunu özlü yorumunuz için teşekkür ederim. Bir de biliyoruz ki 'kökü mazide olan ati' olarak Osmanlı'nın içine düşürüldüğü yüzlerce olayda görüldüğü gibi ne tarihin tekerrür et(tiril)mesini ne de Batı içerisinde eritilmeye yönelik hukuki,siyasi,askeri ve mali tavizlere (kapitülasyonlar ile vb) bel bağlamamk gerekiyor.Bana göre eğer Türkiye sanayileşmek ve bağımsız olmak bakımalrından bugüne kadar İtalya,Rusya,Hindistan gibi olamamış ise bunun vebali iktidarı üstlenenler ile o iktidarları değişik desiseler yolu ile bir sonraki seçime yönelndiren Batı'nın iktidarları ile içimizdeki Truva Atları değil midir?Terör ile uzantıları ve özelleştirme bu anlamda Türkiye'nin geleceğine konulmuş birer ipotek değil midir? 07.02.2013 22:16

http://blog.milliyet.com.tr/bati-ya-karsi-birlik-olalim-canlar/Blog/?BlogNo=400187
 

Hiç yorum yok: