DÜZİÇİ’nin durumu
Çocukluğumun ilk yıllarında Düziçi, Kahramanmaraş, Bahçe, Çolaklı, Osmaniye, Andırın, Ceyhan, Adana, Kadirli, Dörtyol, İskenderun ve Mersin benim için dünyaya açılan ilk kapılardır.1955 yılından sonra çevremde olan bitenleri anlamaya, kendimce bazı yorumlara ilk olarak bu çevreler içinde ulaşmaya başladım.
Aradan geçen elli yılı aşkın bir süre içerisinde köprülerin altından çok sular aktı.Hacılar ile Haruniyenin ikişer bin olan nüfusları bugün Düziçi ilçesi olarak kırk iki bin kişiye ulaşmış bulunuyor. Çok geç de olsa kentleşmenin bazı nimetlerini yaşamaya başlayan Düziçililer bugün temiz yolları, temiz içme suyu , düzenli elektriği, yolların düzenlenmesi ve imar uygulamaları yanında aranılan her türlü mal ve hizmetlerin bulunabildiği bir kent olmuştur.
Bu uğurda hizmeti geçen belediye başkanları olarak Mustafa Yalçın, Sedat Algan, Asaf Namlı, Lütfü Algan, İsmet Acar , Ökkeş Namlı ile Bahçe kaymakamlarından özellikle Recep Yazıcıoğlu ile Düziçi Kaymakamlarının çabaları unutulamaz.Kısaca Düziçi’nin daha yaşanılabilir bir yer olabilmesi için adı geçenler yanında burada adlarını tek tek sayamayacağımız daha nice isimsiz kahramanlarımız olduğunu da bilelim. Ayrıca on yıl aradan sonra üçüncü kez Düziçi Belediye Başkanı olarak seçilen Ökkeş Namlı’nın son iki buçuk yıl içerisinde göstermiş olduğu çalışmalar doğrultusunda kentleşme yolunda sağlıklı adımlar atıldığını da görmekteyiz.
Geçtiğimiz süreçte Düziçi yıldan yıla eğitim, öğretim, güvenlik, yerel yönetimler, tarım ve hayvancılık, ulaşım, sağlık, sosyal yardımlaşma ve adalet uygulamaları yönlerinden büyük ilerlemelere kavuşmuştur. Ancak iç göçe dayalı nüfus artışı yanında iş kollarının çeşitlenmesi ve geçim şartlarının güçlükleri nedeni ile Düziçililer güvenlik ve hukuk uygulamaları bakımından bugün, dün olduğundan daha çok gündeme düşmektedir.
Bir toplum bilimci olarak gözlemlerime ve bazı konuşmalardan çıkarttığım sonuçlara göre Düziçi çok yönlü bir ‘kentleşme sancısı’ çekmektedir. Bu yönleri ile Düziçililerin kişilikleri, geçim şartları, olayları değerlendiriş biçimleri, birbirlerine karşı tavır alışları, kuşak çatışmaları, gelir dengesizliği, toprakların parçalanması, tüketim alışkanlıkları, çalışma şartları, sosyal güvence durumları, suçların çeşitlenerek çoğalmaya başlaması üzerinde durulması gereken konulardır.
Gelecek yazılarımda bu konulara ağırlık vermeye çalışacağım.
Ankara 28 Eylül 2011-09-28
******************************************
Gelecek yazı bu olacak:1983 yılı sonuna doğru Düziçi ilçe olduktan sonra şikayete konu olan bazı davranışların dökümü, bir ön çalışma olarak aşağıdaki gibi sıralanabilir:
Savcılığa başvuru konusu - K / E - Başvuru günü - İlk karar - Toplam
Adam öldürmek:
1 – Kaza ile adam öldürmeye sebep olmak:
a – Araba ile:
b – Silah patlaması ile:
c – Yüksek bir yerden iterek:
2 – Kasten (teammüden; tasarlayarak, bile bile) adam öldürmek:
Aile içi şiddet:
Araç muayenesini süresi içinde yaptırmamak:
Bandrolsüz tarım ilacı satmak:
Bıçak ile yaralama:
Bono senedinde tahrifat yapmak:
Çocuğuna bakmamak:
Darp:
Esrar bulundurmak:
Fuhuş:
Gasp:
Gasp ve tecavüze teşebbüs
Görevi ihmal:
Görevli memura hakaret:
Hakaret:
Hırsızlık:
1 - İşyerinden hırsızlık:
2 - Evden hırsızlık:
Hint Keneviri yetiştirmek:
Hint Keneviri taşımak:
İntihar etmek:
1 - İlaç içerek intihara kalkışmak:
2 - Kendini asarak intihar etmek:
3 - Bir silah ya da kesici ile intihar:
4 - Diğer:
İnsan Hakları ihlali:
İmam nikâhı ile evli olmak:
Kaçak kazı yapmak:
Kaçak sigara satmak:
Kaçak içki satmak:
Kaçak ev yapmak:
Kavga:
1 - Alacak verecek konulu:
2 - Husumet:
3 – Diğer:
Kaçak elektrik kullanmak:
Kız kaçırma:
Kirayı ödememek:
Kundaklama:
Meskûn mahalde silah sıkmak:
Orman Kanun’una muhalefet:
Ruhsatsız tüfek bulundurmak:
Sarkıntılık:
Şüpheli ölüm:
Tecavüz:
Tefecilik:
Tehlikeli araç kullanmak:
Telefon ile hakaret:
Trafik kazası:
Takım karıştırmak:
Tarım ilacı içerek intihara kalkışmak:
Tedbirsizlik yüzünden yaralanmaya neden olmak:
Yangın çıkartmak:
Yüksekten düşerek yaralanmak:
Yüz yüze hakaret ve ızrar:
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder