Dalgalar depremler
Neden kıpırdıyor.
*
Üşüyor ürperiyor ellerim
Sen orada
Ben burada
O gün bugün değil
Her şeyin bir sırası
Her çağın bir çıkışı vardır.
*
Tartamadım sevgi mi uçar gider
Dağların ardına doğru usul usul
Yürekler mi erir günü güne ekleyerek
Bedeli ne kadar da ağırmış sevginin
Bir martının sesine takılınca umut
Bir tutam tuz
Bir dilim ekmek
Deprem vurup geçiyor herşeyi
Soysuzlara yine gün doğdu
Evler yükseldikçe sevinen sevinene
Vurup geçiyor deprem yüreklerimizden
Yek tek uçuşuyor canlar
Karanlık basırıyor birden
Yine karanlık o an
Ne senin pencerenden
Ne de yüzbinlerin canından
Sorumlu değil hiç bir kul
Hiç bir el
Hiç bir izin
Hiç bir yüz kızarmaz artık
Bir demir yumruk gibi gelmiş
Bir kopuş başlamış gibi
Duydular tek tek
Uyanmak gibi bir düş olsa gerek
Özgür yargı kimin nesine
Üç yüz yıldan uzun sürdü bu kıpırtı
Gönülleri umut dolu analarımız
Atalarımızı anlatıyorlar bıkmadan
Her dağın çağıl çağıl bir suyu vardır
Şimdi sisli bir yamaçta kestirelim
Düşünelim bıkmadan
Yine gün doğacak
Belki peş peşe ürpertiler sardı her yeri
Bizi kim bekler evlerinde
Kuşların cıvıltısı hangi umut için yükselir
Ellerin sıcaklığı
Gözlerin kısıklığı nedendir
Kılıç yerine sabır
Can almanın yerine sevgi getirdi güneş
Dillerinin ucunda bir bir
Anka kuşları
Üç yüz yıllık ürpertimiz diriliyor yeniden.
*
Yine umulmadık içten bir darbe var
Depremler dalgalar sarıyor bizi
İvme kazanınca karanlıkta kin
Evin içinde
Sen orada ben burada
Çay kaynar çayın içinde.
Kuşların sesi martıların sevinci
Depremler dalgalar gelirler peş peşe
Hepsi birer özlemdir
Elimizden uçup giden dağlara denizlere
Köpekler ile atlar birbirine yoldaş mıdır
Ana gibi yar bulamadık
Kim nerede sevgiye kucak açar
Umut hangi inadın içinde
Hangi martının göğsündedir?
Soldu yapraklar suların üstüne kapanarak
Ankara puslu seçilmiyor
Dikmen sırtlarına çıktım kar boran içinde
Ankara anlaşılmıyor nal seslerinden.
Sana bir şiir yolladım dün altında ben
Bir demet dağ çiçeği topladım
Kızıl, sarı, mor
Her birinde bir umut sezdim
Buğularıda uçuşuyor arılar
Saçlarım yine tel tel gümüş gibi inan
Bil ki
Martıların sesi hiç gitmiyor
Kulaklarımdan.
(Ankara 16 Kasım 2011)
2 yorum:
Aysel AKSÜMER diyor ki:
Muhteşem bir şiir. Ne yoktu ki içinde. Hayatın, duyguların içinden şiirle birlikte yol aldık. Tebrik ederim. Saygılarımla.
18.11.2011 10:02
Ömer Faruk:
Aysel Hanım sizin o güzelim şiirleriniz ile öyküleriniz kadar olamasa bile karınca kararınca bir şeyler yazmak gereğini duymuştum. İlginizden ve övgünüzden dolayı en içten teşekkürlerimi sunarım...Saygılarımla. 18.11.2011 16:32
Yorum Gönder