TARİHLE KAPIŞMAK GEREK
Bir faili mechul saldırı sonucu aramızdan ayrılmış olan Rahmetli A. TANER KIŞLALI Cumhuriyet Gazetesi'nin Mart 1996'daki bir sayısında İŞTE DERSİM GERÇEĞİ adlı yazısında son günlerde AÇILIM adlı içi doldurulamayan belli belirsiz bazı yaklaşımlar yüzünden yeniden gündeme gelen sorunun çözümüne doğru bir makale çerçevesinde bile olsa, yıllar önce bir kaç önemli adım atmış.
Yollamış olduğum alıntıyı ALEVİ kardeşlerimizin bir sitesinden almış olduğumu da ayrıca belirtmeliyim. Rahmetli KIŞLALI'nın bize bildirdiğine göre OLAYLARIN ÖZÜ az da olsa aşağıdaki açıklamada gizli bence:
"İsyanın arefesinde tapu kadastro idaresi, feodal aşiret reislerinin elinde bulunan halka ait malların incelenmesi ve saptanmasına ilişkin hükümet önlemlerini uygulamaya başlamıştı. Bu durumda feodalizm, kendi yasadışı egemenliğinin iktisadi temellerini yitirme tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu hissetti. İşte, özellikle bu önlem, isyana yol açan neden olmuştur." (Komitern Belgelerinde Türkiye - Kürt Sorunu", Kaynak Yay., İstanbul, 1994)
Olaylara toplumsal ekonomik ve kültürel boyutları ile bakılmayıp yannızca SİYASİ ÇIKAR HESAPLARI ile bakılınca dün olduğu gibi bugün de yaşanan KARGAŞA ORTAMI doğuyor ne yazık ki En büyük kargaşa ortamı da ÖZAL İKTİDARLARI döneminde sahlanan TOPRAK AĞALARI ile onların koltuklarının altındaki gençlerin de devreye girmesi ile giderek gelişen AYRILIKÇI IRKÇI MARKSİST LENİNİST (Ki korkunç bir kişilk bozukluğu ile olsa gerek, onlara-Sovyetler'e- yaranmak çıkarcılığı bu!..) TERÖRİZM ile kuruldu üstümüze.
DEVLET demek geleceğe de bakması gereken demektir özünde. Bu bakıştaki tutum ve davranışlarınız SİZİ ya vezirliğe ya da rezilliğe düçar'eder. OSMANLI da bunu yaşadı: Yanlış bir MUTLAKİYET ve YANLIŞ bir İngilizci-Fransızcı BATILAŞMA ne yazık ki bizi kemirerek HASTA ADAMI'mızı öldürmüştür! Akif'in dediği gibi Düvel-i Muazzama'nın ''orduların dördü beşi'' de Orta Doğu'yu iyice zarpt-ü rapt altına aldıktan sonra, her alana yaydıkları son vurucu darbelerini adım adım ifa etmekten ve Payitahtımız Desaadet'i de işgal etmekten bir an bile ''geru'' durmamıştır!
Bu yüzden basma kalıp bir biçimde dile getirilen Tarihle Yüzleşmek sathiliğinden kurtulup; tarih bilgisi ile mücehhez olunarak Tarihle Hesaplaşmak ve bu çerçevede LEŞ KARGALARINA gerçekleri haykırmak gerekir. Ne ki ortalıkta bu gibi gerçekleri söyleyecek hiçbir TARİHÇİ de görünmüyor. Ayrıca işin içine ASUR, HİTİT, İBRANİ ve BİZANS uzmanları da girecek ki o zaman anlayacak millet AYRILIKÇI BÖLÜCÜ EŞRAFIN nasıl kaçışmaya başladıklarını.
Bence sancılı ve sürüncemeli olayların içinde kişilikleri de biçimlendiren İÇ YAPI BOZUKLUKLARI yanında silahlı ya da silasız(!)DIŞ ETKİLER de vardır. Dünyada ve OSMANLI'da da görüldüğü gibi ''giderek kemikleşen bu etkiler'' bazı politik, diplomatik ve maddi unsurlar olmadan ayakta tutul(n)amaz. Bunu BALKANLAR'da Orta Doğu'da KIBRIS'ta, kardeşin kardeşe silah çektiği öğrenci olaylarında ve çok acı da olsa yaşamakta olduğumuz sinsi TERÖR sürecinde hep gördük.
Bu konularda yazılmış pek çok eser bulunsa bile KAMUOYU okumaktan çok TELEVİZYONLARDAN DİNLEMEK istiyor. Bu alan da ne yazık ki yalnızca Murat BARDAKÇI ile şürekasına kalmıştır. Bence içine sürüklenmekte olduğumuz huzursuzluk ortamı için bunlar yeterli değil. Halkın bilgilendirilmesi ve eski deyişle ''suhulete kavuşturulması için'' bugünlerde gündemde olduğu için böyle bir kıyaslama yapmak durumu doğdu.
Bilindiği gibi Mahkeme'deki kendi açıklamaları ve yıllardan beri biriktirilmiş olan nice delillere de bağlı olarak müebbete hapsolunmuş bir TERÖR ELEBAŞISI'nın hücre odasının yenilenmesi için harcanan paranın beş altı katı(?) ile bu işler mümkün olduğu kadar bilgi ve görgü açıklarımızı kapatabilirdi.
Ne kadar acıdır ki siyasi çekişmelerden bir anlamda ''insana yatırım yapmak'' demek olan bu gibi çalışmalardan kaçınılmaktadır. Yaşanılan ''demokratikleşme süreci içinde'' bu durum aciliyet kesb'etmiş bulunuyor.
İşte geldik bugünlere!
Görelim Mevlam neyler...
Ömer F.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder