21 Aralık 2009 Pazartesi

TARİHLE KAPIŞMAK GEREK

TARİHLE KAPIŞMAK GEREK

Bir faili mechul saldırı sonucu aramızdan ayrılmış olan Rahmetli A. TANER KIŞLALI Cumhuriyet Gazetesi'nin Mart 1996'daki bir sayısında İŞTE DERSİM GERÇEĞİ adlı yazısında son günlerde AÇILIM adlı içi doldurulamayan belli belirsiz bazı yaklaşımlar yüzünden yeniden gündeme gelen sorunun çözümüne doğru bir makale çerçevesinde bile olsa, yıllar önce bir kaç önemli adım atmış.



Yollamış olduğum alıntıyı ALEVİ kardeşlerimizin bir sitesinden almış olduğumu da ayrıca belirtmeliyim. Rahmetli KIŞLALI'nın bize bildirdiğine göre OLAYLARIN ÖZÜ az da olsa aşağıdaki açıklamada gizli bence:

"İsyanın arefesinde tapu kadastro idaresi, feodal aşiret reislerinin elinde bulunan halka ait malların incelenmesi ve saptanmasına ilişkin hükümet önlemlerini uygulamaya başlamıştı. Bu durumda feodalizm, kendi yasadışı egemenliğinin iktisadi temellerini yitirme tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu hissetti. İşte, özellikle bu önlem, isyana yol açan neden olmuştur." (Komitern Belgelerinde Türkiye - Kürt Sorunu", Kaynak Yay., İstanbul, 1994)

Olaylara toplumsal ekonomik ve kültürel boyutları ile bakılmayıp yannızca SİYASİ ÇIKAR HESAPLARI ile bakılınca dün olduğu gibi bugün de yaşanan KARGAŞA ORTAMI doğuyor ne yazık ki En büyük kargaşa ortamı da ÖZAL İKTİDARLARI döneminde sahlanan TOPRAK AĞALARI ile onların koltuklarının altındaki gençlerin de devreye girmesi ile giderek gelişen AYRILIKÇI IRKÇI MARKSİST LENİNİST (Ki korkunç bir kişilk bozukluğu ile olsa gerek, onlara-Sovyetler'e- yaranmak çıkarcılığı bu!..) TERÖRİZM ile kuruldu üstümüze.



DEVLET demek geleceğe de bakması gereken demektir özünde. Bu bakıştaki tutum ve davranışlarınız SİZİ ya vezirliğe ya da rezilliğe düçar'eder. OSMANLI da bunu yaşadı: Yanlış bir MUTLAKİYET ve YANLIŞ bir İngilizci-Fransızcı BATILAŞMA ne yazık ki bizi kemirerek HASTA ADAMI'mızı öldürmüştür! Akif'in dediği gibi Düvel-i Muazzama'nın ''orduların dördü beşi'' de Orta Doğu'yu iyice zarpt-ü rapt altına aldıktan sonra, her alana yaydıkları son vurucu darbelerini adım adım ifa etmekten ve Payitahtımız Desaadet'i de işgal etmekten bir an bile ''geru'' durmamıştır!

Bu yüzden basma kalıp bir biçimde dile getirilen Tarihle Yüzleşmek sathiliğinden kurtulup; tarih bilgisi ile mücehhez olunarak Tarihle Hesaplaşmak ve bu çerçevede LEŞ KARGALARINA gerçekleri haykırmak gerekir. Ne ki ortalıkta bu gibi gerçekleri söyleyecek hiçbir TARİHÇİ de görünmüyor. Ayrıca işin içine ASUR, HİTİT, İBRANİ ve BİZANS uzmanları da girecek ki o zaman anlayacak millet AYRILIKÇI BÖLÜCÜ EŞRAFIN nasıl kaçışmaya başladıklarını.

Bence sancılı ve sürüncemeli olayların içinde kişilikleri de biçimlendiren İÇ YAPI BOZUKLUKLARI yanında silahlı ya da silasız(!)DIŞ ETKİLER de vardır. Dünyada ve OSMANLI'da da görüldüğü gibi ''giderek kemikleşen bu etkiler'' bazı politik, diplomatik ve maddi unsurlar olmadan ayakta tutul(n)amaz. Bunu BALKANLAR'da Orta Doğu'da KIBRIS'ta, kardeşin kardeşe silah çektiği öğrenci olaylarında ve çok acı da olsa yaşamakta olduğumuz sinsi TERÖR sürecinde hep gördük.

Bu konularda yazılmış pek çok eser bulunsa bile KAMUOYU okumaktan çok TELEVİZYONLARDAN DİNLEMEK istiyor. Bu alan da ne yazık ki yalnızca Murat BARDAKÇI ile şürekasına kalmıştır. Bence içine sürüklenmekte olduğumuz huzursuzluk ortamı için bunlar yeterli değil. Halkın bilgilendirilmesi ve eski deyişle ''suhulete kavuşturulması için'' bugünlerde gündemde olduğu için böyle bir kıyaslama yapmak durumu doğdu.



Bilindiği gibi Mahkeme'deki kendi açıklamaları ve yıllardan beri biriktirilmiş olan nice delillere de bağlı olarak müebbete hapsolunmuş bir TERÖR ELEBAŞISI'nın hücre odasının yenilenmesi için harcanan paranın beş altı katı(?) ile bu işler mümkün olduğu kadar bilgi ve görgü açıklarımızı kapatabilirdi.



Ne kadar acıdır ki siyasi çekişmelerden bir anlamda ''insana yatırım yapmak'' demek olan bu gibi çalışmalardan kaçınılmaktadır. Yaşanılan ''demokratikleşme süreci içinde'' bu durum aciliyet kesb'etmiş bulunuyor.

İşte geldik bugünlere!


Görelim Mevlam neyler...

Ömer F.

DEMOKRATİKLİK'te SALDIRGAN İŞBİRLİĞİ OLAMAZ

DTP konvoyu İzmir’de taşlandı

İZMİR DHA / AA

İzmir’in Hatay semtinde, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ü karşılamak üzere oluşturulan araç konvoyundaki partililer ile bir grup arasında kavga çıktı.

Bazı kişiler konvoy geçerken evlerine Türk bayrakları astı, bazıları da araçlara taş attı. Araçların camlarının kırıldığı olaylar sırasında 4’ü polis 11 kişi yaralandı.
Türk’ü havalimanında karşılayan partililer, yaklaşık 2 bin kişinin bulunduğu konvoy eşliğinde şehir turu yaparak Basmane semtindeki DTP İzmir İl Başkanlığı’na doğru yola çıktı. Konvoy, Halide Edip Adıvar Caddesi’nden İnönü Caddesi’ne girdiği sırada, bazı partililerin terör örgütü PKK’yı simgeleyen bez parçalarını açması, çevredekilerin tepkisine neden oldu.

Polis havaya ateş açtı
Üçyol Kavşağı’nda toplanan bir grup “Şehitler ölmez vatan bölünmez” şeklinde slogan attı ve İstiklal Marşı’nı okudu.
Bazı kişilerin konvoydakilerin üzerine yürümesi üzerine, polis havaya ateş açtı. Konvoydaki araçlarla polis araçlarının bazılarının camları kırıldı. DTP’lilere tepki gösteren bir grup, Karabağlar MHP önünde toplandı. MHP İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, gruba “Provokasyonlara gelmeyin. Sizleri olayın içinde görmek istemiyorum” dedi.



Yayın yeri: http://www.milliyet.com.tr/Siyaset/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&KategoriID=4&ArticleID=1165246&Date=23.11.2009&b=DTP%20konvoyu%20Izmirde%20taslandi




DEMOKRATİKLİK'te SALDIRGAN İŞBİRLİĞİ OLAMAZ



Kimse kimseye de orta yerde aba altından sopa gösteremez.



Oysa sinsi ve uzaktan kumandalı cihazlar ile çalışan TERÖR EYLEMLERİ'nden ve yaymakta olduğu acılardan artık bir an önce kurtulmak gerekiyor.

İzmir'deki saldırganlık olaylarını akşam tv'lerde gördüm: Korkunçtu olan bitenler. TERÖRİSTLER dağdan indim şehire taşkınlığı yapıyor.



OSMANLI Dışişleri Bakanı Keçecizade FUAT PAŞA'nın Batılı bazı diplomatlara GİRİT konusundaki saldırganlıklarından dolayı kısaca: Kimi(miz) içeriden, kimi (niz) dışarıdan, dediği durum bu olsa gerek.

TERÖRİST örgüt elebaşısı kendi ikrarları ile tespit olunmuş müebbetteki birileri için oniki metre kare altı metre kare hesabı yapan Ahmet TÜRK ile yandaşları yanlış yoldadır. Bana göre yaptığı konuşmalarda terörist ve terör için övgüler yapmakta; arkasına sığındığı ''dokunulmazlık zırhı'' ile terösizm propagandası yapmaktadır. Bu da AİHM Kararları'na göre suçtur.

Manisa'daki konuşmasında ''... Biz Türkiye’nin her yerinde kendimizi koruyabiliriz ...'' demiş. Bunun ne anlama geldiğini sanırım birilerinin sorması gerekir. Kim kime aba altından sopa göstermeye çalışıyor?

DEMOKRATİK olmayı kendisine şiar edinmişcesine bu nitelemeyi partisinin ilk kelimesi olarak seçmiş olan Ahmet TÜRK'e bu sözü hiç yakıştıramadım. Te z elden TÜRK KAMUOYU'ndan özür dilemek zorundadır.

Hepimiz biliyoruz ki TÜRKİYE maddi manevi pek çok sancılar çekmektedir. Bu da ancak yasalar ile o yasaların titiz bir şekilde uygulanmaları ile sağlanabilir. Sonunda ön adı DEMOKRATİK olsun diye konuşulagelen AÇILIM kapsamında herkese AB ölçüleri içinde eşit bazı yasal haklar tanınacağı açık.

Oysa görünen o ki ''dereyi görmeden paçayı sıvamak'' tez canlılığı ile kendilerini büyük çaplı gösteriler yönetmeye adayanlar ''kendilerinden menkûl bir eda ile'' halkı galeyana getirmek istemektedirler. Bu gibi taşkınlık gösterileri me demokrasi ile ne de birilerinin ağızlarından düşmeyen kardeşlik ve demokratiklik ile bağdaştırılabilir.

1984 yılının 15 Ağustos günü Eruh'ta başlatılan Marksist Leninist amaçları kendisine uhde edinen terör eylemleri giderek yurdumuzun her yerine yayılmış; ayrımcılık tohumlarını, sen ben, bizler onlar gibi toplumsal ve kültürel yapımızı değiştirebilecek alanlara kadar uzanmaya başlamıştır.



Temelinde toplumsal, ekonomik ve mülkiyet içerikli pek çok nedeni de içinde barındıran bu gibi terör eylemlerine karşı yalnızca güvenlik güçlerinin görevlendirildiği düşünülecek olur ise olayların nasıl vahim bir durum almış olduğu daha iyi anlaşılacaktır. Bu gibi gelişmeleri izleyen bir toplum bilimci olarak bu konuları yazmak zorundayım.



Olumsuzluklar karşısında suskun kalmak demokrasinin sorumluluk bilinci özünden kopmak demektir bana göre.

Eğer AVRUPA ile ABD çoğu bakımlardan olduğu gibi HUKUK ve SORUMLULUK BİLİNCİ yönlerinden de çok ileri aşamadadırlar. ABD olayı yalnızca EDİSON'un buluşları ve üstün silah sanayii ile sınırlı değildir.

İzleyebildiğim kadarı ile bu konuda taşkınlık yapmak hevesleri giderek artmaktadır. Ortada ''içinde bulunulan aracın kaporta zırhına güvenilerek'' yer yer kışkırmalar yapıldığı gözlenebiliyor. Oysa kişilikli olan bir yazar da bir partili de dünyanın neresinde olur ise olsun; kendisini bir TERÖR ÖRGÜTÜ ile özdeşleştiremez!



TERÖRÜ de TERÖRİSTİ de övücü yazılar yazmaz, ekranlarda gerdan kıvırtamaz. Çünkü ortada heba edilmek üzere ''teammüden hedeflenen isanların canı ve malı'' vardır. HUKUK da İNSANLIK da bunun engellenmesini emrediyor. Yazıyı ilk bulan ve bu gibi durumları da yazmış olan IRAKLI SÜMERLER'den beri durum bu. Birisi bilerek ya da bilmeyerek böyle bir iş yapsa bile ADALET onu derdest yakalatmalıdır. Son yaşanan bu gibi olaylarda DEVLET nerede idi, inanın şaşırmış bir durumdayım.

Bu gibi konularda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ifade özgürlüğü ve terör konulu Kararları'ndan bulabildiğim birkaçını kamuoyuna sunmak istiyorum:

Beyanın nasıl bir topluma yapıldığı önemlidir.
Gerger / Türkiye Davası (8 Temmuz 1999)



İfadenin nasıl açıklandığı önemlidir.
Karataş / Türkiye Davası (8 Temmuz 1999)



İyi niyetle talepler dile getirilebilir.
Maronek / Slovakya Davası (1 Nisan 2001)
Akin Derneği / Fransa (17 Temmuz 2000)



Kutsal değerlere ve ahlaki değerlere saldırıya izin verilemez.
Handyside Davası / İngiltere (7 Aralık 1976)
Müller ve diğerleri / İsviçre Davası (24 Mayıs 1988)
Otto-Preminger Institut / Avusturya Davası (20 eylül1994)
Wingrove / İngiltere Davası (25 Kasım 1996)



Anayasaya bağlılık yemini etme yükümlülüğü getirilebilir.
Glasenapp ve Kosiek / Almanya Davası (28 ağustos 1986)



Terör örgütünü destekleyen açıklama yapılamaz.
Zana / Türkiye Davası (25 Kasım 1997)



Kin ve nefret arttırmaya yönelik beyanlar yasaklanabilir.
Sürek / Türkiye Davası (8 Temmuz 1999)



Yazar kendisini terör örgütü ile özdeşleştiremez.
Sürek / Türkiye Davası (8 Temmuz 1999)

Bu bakımdan yalnızca yargı merciilerini değil TBMM'ni de göreve çağırıyorum.

Özellikle belirtmekte yarar vardır: HUKUK olmadan yaşamak imkânsızdır. Onun da özünde başkalarının canına malına namusuna ve geleceğine sevgi ve saygı vardır. Ötesi ise ancak saldırganlık ve bastırılamayan nice kişilik bozukluklarını içeren canillik (paranoyak şizofren) psikolojisi olur.

Bu konudaki bilgile riçin aşağıdaki kaynakları dikkatlerinize sunarım:



Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne ulaşmak için :
AVR. İNSAN HAKL. MAH'nin İNGİLİZCE sitesi:

http://www.echr.coe.int/ECHR/EN/Header/Case-Law/HUDOC/HUDOC+database/

AVR. İNSAN HAKL. MAH.'nin FRANSIZCA sitesi :

http://www.echr.coe.int/echr/

AVR. İNSAN HAKL. MAH'nin KARALARI kapsamında TÜRKÇE geniş erişimli bir site:

http://www.anayasa.gen.tr/aihm.htm

AİHM'ninSTRASBOURG'daki merkezinde çalışmış olan Hukukçu Vahit BIÇAK'ın ülkemizdeki ilk önemli araştırma olması bakımından aşağıda ayrıntıları bulunan kitabını tavsiye ederim:

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARLARINDA İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ, Derleyen ve Yorumlayan : Vahit BIÇAK, Liberal Düşünce Topluluğu, Ankara, Temmuz 2002. Yayınevi için : www.liberal-dt.org.tr


HAKSIZLIKLAR ve HUKUKSUZLUKLAR içre TERÖRE DUR demek için elbirliği ile çalışmalıyız.


ALLAH (C.C.) korusun korkarım yarın çok geç olabilir.

Esen kalınız.

********************************************************************************************

İzmir'deki saldırı protesto edildi
Hakkari'de, İzmir'de DTP konvoyuna yapılan saldırıyı protesto etmek için yollara barikat kurarak, yasadışı sloganlar atan göstericilere polis gaz bombasıyla müdahale etti


Akşam saatlerinde Hakkari'nin Yeni, Dağgöl, Biçer, Keklikpınar ve Bağlar mahallerinde bir araya gelen göstericiler, İzmir'de DTP konvoyuna yapılan saldırıları protesto etmek amacıyla yollara barikat kurarak, izinsiz gösteri yaptı.

Yaktıkları otomobil lastikleri önünde yasa dışı sloganlar atan göstericiler, olay yerine gelen polis araçlarını taşladı. Polis, aralarında çocukların da bulunduğu grupları zırhlı araçlar ve gaz bombasıyla dağıtmaya çalıştı.

Göstericiler polisin müdahalesi sonucu ara sokaklara kaçtılar.

VİRANŞEHİR'DE GÖSTERİ Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinde izinsiz gösteri düzenlendi.

Karacadağ Caddesinde toplanan bir grup, terör örgütü PKK lehine slogan atıp, ateş yaktı ve caddeyi trafiğe kapattı.

Dağılmaları yönünde uyaran polis ekiplerine taş ve molotof kokteyli atan göstericileri, polis ekipleri göz yaşartıcı gaz kullanarak dağıttı.

Emniyet güçleri, göstericilerin dağılmasının ardından caddeyi trafiğe açarak, olay yerinde incelemelerde bulundu.



Yazının yayın yeri : http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=1165718



Fotoğraflar için: http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakikaGaleri&ArticleID=1165718&PAGE
Ömer Faruk YILMAZ


Toplum Bilimci - Yönetmen - Gazeteci

26.10.1948'de Osmaniye ili Çolaklı köyünde doğdu.

ÖĞRENİM DURUMU

İlkokulu Osmaniye ile Düziçi'nde, ortaokul ve liseyi Kahramanmaraş'ta okudu (1969) Ankara'da Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü "Kulapaşa Çiftliği Etnografyası" adlı saha araştırması doğrultusunda yüksek lisans diploması ile bitirdi (1974). Ayrıca Felsefe ve Mantık Sertifikası vardır.

''First Certificate'' düzeyinde İngilizce bilir.

ÇALIŞTIĞI GÖREVLER

"HİSAR" edebiyat dergisinde 1973 yılında dergi sekreteri ve düzeltmen olarak çalıştı. 1976 yılı Mayıs ayındaki genel sınav ile TRT Kurumu'na Yardımcı Prodüktör olarak atandı (26.12.1976)

TRT GAP TV Sorumluluğu (1989 – 1992)

Çocuk ve Gençlik Programları Müdür Yardımcılığı (1993 – 1994 )

TBMM TV Birim Amirliği ( Mart – Temmuz 1996 süresince TBMM Başkanlığı emrinde geçici görevli olarak söz konusu birimin ilk yönetmelik çalışmalarının gerçekleştirilmesi konularında çalışmıştır.



Şubat 2002' de TRT Kurumu'ndan emekliye ayrıldı.




TRT KURUMUNDA KATILDIĞI KURSLAR

* TRT prodüktörlük kursları ( 1976 – 1977 )

* İngiliz yayın kurumu BBC ve ''Thompson Foundation'' işbirliği ile televizyon drama yönetmenliği kursu (2 ay - 1980)

* İngilizce geliştirme kursu ( 4 ay – 1998).

BULUNDUĞU ÜLKELER

1986'da Federal Almanya Cumhuriyeti ile Hollanda'da "Vatandan Uzakta" adlı belgesel dizi için 35 gün bulundu. 1987'de bir hafta süre ile MİRAS adlı ortak yapım için, 1988'de ise 20 gün süre ile "Geçmişin Yankıları" adlı belgeselin çekimi için Ürdün'de bulundu.

1991'de SSCB'ne bağlı Acarya, Gürcistan ile Abazya'da onbir günlük özel bir geziye katıldı.

1993 yılı Eylül ayında "Gençlik Gençlik" dizisi için 7 gün KKTC'de bulundu. "Gazi Mustafa Kemal" belgesel dizisi için 2000 yılı Aralık ayında Makedonya'da 2001 yılı boyunca ise Suriye, Yunanistan, Almanya, Çek Cumhuriyeti ile Bulgaristan'da birer hafta süre ile bulundu.

DRAMALAR

KESİT : 40', 1977. Eser: İsmail KILLIOĞLU. Senaryo, yapım, yönetim: Ömer F.YILMAZ.

ATEŞ YAKMAK : 40', 1978. Film, aynı yıl Çek Cumhuriyeti'nin Karlovy Vary kentindeki uluslararası film festivalinde özel ödül aldı. Yapımcı: Ömer F.Yılmaz, J. LONDON'ın aynı adlı öyküsünden uyarlama, senaryo, yönetim: Tuncay ÖZTÜRK.

İBİŞ'İN RÜYASI : 1980. 40'x10 bölümlük dizi 1980. Yazar: Tarık BUĞRA. Yönetmen : Sırrı GÜLTEKİN.

Yapımcı : Ö. F. Yılmaz. Dizi 1980'de Milliyet Gazetesi'nce yılın en iyi televizyon dizisi seçildi.

PREVEZE ÖNCESİ 1538 : 45', 4 bölüm 1981. Ünlü yönetmen Metin ERKSAN'ın yazıp yönettiği dizinin yapımcısı Ö. F.Yılmaz ile Atilla ÖZGÜR.

ZAMAN ZAMAN İÇİNDE : 35'X3 TV orta oyunu 1985. Eser: Rıza PEKKUTSAL, Haşmet ZEYBEK.

BELGESELLER TANITIMLAR

ALTIN BİLEZİK (1983, 20'x 6 Bölüm)

ŞANLIURFA (1984 )

DİYARBAKIR (1984 )

MARDİN (1984).

İHRACATIMIZDAN KESİTLER (1984)

GÜÇLENEN TOPLUM (GAP, Osmanlı Sanayi, Eğitim, Tarım konulu 25'x4 Bölüm, 1984-85)

GÜNEYDOĞU ANADOLU PROJESİ (1986, 60')

VATANDAN UZAKTA (1986, Almanya'daki Türk İşçileri, iş adamları ve çocukları ile siyasi gelecekleri konulu 30'x2 bölüm)

MİRAS (1987 TRT ile yarı resmi Ürdün JPC ortak yapımı "Türk – İslam kültür ve sanatı'' konulu 45'x 8 bölümlük belgesel. Yapım: Ö. F. YILMAZ Yönetim: Adnan RAMAHİ)

DEVLET SANATÇISI NEVZAT ATLIĞ (1988)

GAP ve YARINLARIMIZ (25'x12 Bölüm 1989)

SEMAH (Şanlıurfa Kısas Köyü Semah ekibi ile Atatürk Barajı yamaçlarında çelikmiş olup TRT'de yayınlanan ilk semah gösterisidir. 25',1989)

TÖREMİZ DİLİMİZ : 20'x52 Bölüm 1991. Yapımcı: Ö. F . YILMAZ. Yönetmen: Mustafa Nadir ÖNAY.

KAHRAMANMARAŞ (30', 1990)

KARAHÖYÜK KÖYÜ (Elbistan yakınlarındaki köyde Termik Santral'in olumsuz çevre etkileri anlatılmıştır. 30', 1990)

KAHRAMANMARAŞ KARAKUCAK GÜREŞLERİ (TRT Spor Müdürlüğü ile birlikte. 45',1990)

ERZİNCAN (30', 1990)

ELBİSTAN (30', 1990)

DİYARBAKIR EFSANELERİ ( Danışman ve konuşmacı: Prof. Dr. Muhsine YAVUZ. Yönetmen: Ömer ÇALIŞKAN)

MASALLARIMIZ ( Danışman ve konuşmacı: Suzan ÇATALOLUK)

KÜLTÜR DEĞİŞMELERİ (Prof. Dr. Mümtaz TURHAN'ın aynı adlı eserinden hareketle 1991'de Horasan'da çekilen 20'x 4 bölümlük bir dizi)

HARRAN'DA FİLİZLENEN MAVİ GÜL (1991,25'x 6 Bölüm. Yapımcı: Ömer Faruk Yılmaz. Yönetmen: Neylan AYIŞIK. Metin: Zeynep ANKARA)

GENÇLİK TİYATROLARI (İzmir, Alaçatı'da çekilen yerli ve yabancı 20'x10 oyun 1995)

TÜRK POLİSİ 150 YAŞINDA (1995, 15'x6 Bölüm)

TEKNOPARK GERÇEĞİ VE İZMİR (15',1994)

EGE'DE YENİ BOYUT (24', 1998, Liman Tepe Kazıları)

MUSTAFA KEMAL 1881-1919 (10'x4 Bölüm, 2000)

GAZİ MUSTAFA KEMAL (25'x14 Bölüm 2004)

STÜDYO DİZİLERİ

SİMALAR ve DÜNYALAR (TRT 2) dizisi kapsamında Yapımcı: Harun YÖNDEM ile Ömer ÇALIŞKAN. Yönetmen Mustafa N. ÖNAY ile birlikte 2008'de:

Prof. Dr. Sadun AREN (İktisatçı -30')

Prof. Dr. Sina AKŞİN (Tarihçi - 30')
Prof. Dr. Doğan AKSAN (Dilbilimci - 30')

Rıza AKDEMİR (Em.Vali, Yazar - 30')
Prof. Dr. Oluş ARIK (Arkeolog, Sanat Tarihçisi - 30')

01 Kasım 2008 ile 24 Ocak 2009 arasında TRT 2'de her cumartesi 20:00-20:45 arasında yayınlanan:

13 bölümlük yerli ve yabancı uzmanların katıldığı HİÇBİRŞEY BİLDİĞİNİZ GİBİ DEĞİL adlı tarih sohbetleri dizisinin yönetmenliğini yapmıştır.

Dizinin Suncuları: Doç. Dr. Bülent ARI (TOBB Üniv.), Yrd. Doç. Dr. A.Teyfur ERDOĞDU(İTÜ).

Dizinin Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Selim ASLANTAŞ (Hacettepe Üniv.)

Dizinin Yapımcısı: Osman SUBAŞI (Popüler Reklam Tanıtım)

Yabancı uzmanların da konuk olarak katıldıkları bu dizide yayınlanan konular:

Bulgaristan'daki Osmanlı Arşivi, Seçuklu Tarihi, Osmanlı Mimarisinin Kökenleri, Haçlılara Kılıç ve Kalem Çekenler, Batı Karşısında Osmanlı Ekonomisi, Osmanlı-Dubrovnik-Hırvatistan İlişkileri, Osmanlı İtalyan İlişkileri, Tarih Yazarlığında Aşırılıklar: Tarih-Lenk, Osmanlı Tarihinin Kaynakları, 1908 Devrimi: l. ve ll. Meşrutiyet Olayları, Osmanlı Lehistan İlişkileri, Yerel Tarih Yazıcılığı, Osmanlı Eflak-Boğdan İlişkileri.

AÇIK OTURUMLAR:

SANAYİLEŞMENİN NERESİNDEYİZ? (Doç. Dr. Erdal TÜRKKAN'ın sunduğu ve 24 Ocak Kararları'nın tartışıldığı bu dizide Ekrem PAKDEMİRLİ, Mehmet YAZAR, Emin KUL, Şaraık TARA, Asım KOCABIYIK, Sakıp SABANCI konuşmacı olarak katılmışlardır. 1985. 45'x2 bölüm)

Türkiye'de Trafik Sorunu (1987)

TÜRKİYE ve GAP (1991, 30'x12 bölüm)

YARIŞMA PROGRAMLARI

Suçlu Kim? (Trafik yarışması 1987, 30'x13 Bölüm )

Hanımlar Yarışıyor (1991, 40'X12 Bölüm )

ÇOCUK PROGRAMLARI

Gökyüzü (1990, 1995 25'x 26 Bölüm )

EĞİTİM PROGRAMLARI

İNGİLİZCE ÖĞRENELİM ( BBC "On We Go" öğretim dizisinin Milli Eğitim Bakanlığı programına bağlı olarak yeniden hazırlanarak sunulduğu 30'x30 bölümlük dizi 1984-85).

TARIM TAKVİMİ (5'x12 Bölüm 1984. 6'x52 Bölüm 1990-91)

MÜZİK DİZİLERİ

GAP MÜZİK ŞÖLENİ (1989-1990, 30'X 13 Bölüm)

ELÂZIĞ TSM KONSERİ (1990 60')

SIRA GECESİ (1989, 30')

KAHRAMAN MARAŞ MÜZİK ŞÖLENİ (1990, 60')

SPOT PROGRAMLAR

Trafik (1'- 3'x8.1987)

Tarım Takvimi (1'-3'x26.1990-91)

İşçi Sağlığı (2'-3'x6.1992)

CANLI YAYIN DİZİLERİ

a) Genel:
GÜN BAŞLIYOR dizisi TRT 1 Canlı 07:00 - 09:00 Yedi (7)ay süre ile: 1992-1993

DÜNYA ÇOCUKLARI BARIŞ FORUMU (TRT ile UNICEF ortak yapımı) TRT 1 Canlı 11:00 - 11:55 20 Nisan 1993)

b) GENÇLİK PROGRAMLARI :

GENÇLİK GENÇLİK.....TRT 3 Canlı 90'x52 bölüm. 1993 – 1994 TRT'nin ilk canlı yayın gençlik dizisi.

GENÇ YORUM ............TRT 3 Canlı 60'x110 bölüm. 1995 – 1996 TRT'nin canlı yayın gençlik dizisi.

GENÇLİK EVİ..................TRT 3 Canlı 60'x80 bölüm. 1997 – 1999 TRT'nin canlı yayın gençlik dizisi.

RADYO PROGRAMLARI

Merhaba Çukurova, Yöremizden (1998-2000)

Çukurova'dan (2005), Gündönümü (2005)

YÖNETİCİLİK DENEYİMLERİ

TRT GAP TV Sorumluluğu (1989 – 1992)

Çocuk ve Gençlik Programları Müdür Yardımcılığı (1993 – 1994 )

TBMM TV Birim Amirliği ( Mart – Temmuz 1996 süresince TBMM Başkanlığı emrinde geçici görevli olarak söz konusu birimin ilk yönetmelik çalışmalarının gerçekleştirilmesi konularında çalışmıştır)



TOPLUM BİLİM (Sosyoloji) DENEYİMLERİ

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ Sosyoloji ve İdare Bölümü bitirme tezi kapsamında yapılan ''Kulapaşa Çiftliği Etnografyası'' adlı Yüksek Lisans Tez araştırması (Mart 1974) için oniki hane reisinin eğitim, mülkiyet, sağlık, üretim ve göç konularına ilişkin görüşlerinin derlendiği bir anket uygulaması yapılmış olup basılı tezin ekinde bulunmaktadır.



TÜBİTAK ile SOSYOLOJİ DERNEĞİ'nin ''GAP Bölgesi'nde Karşılaştırmalı Sosyal ve Ekonomik Yapı Araştırması'' adlı dokuz (9) ili kapsayan araştırmasında Gaziantep, Kilis ve Adıyaman illerinde Ekip Başkanı olarak on anketörle birlikte anket uygulamaları yaptırmıştır (Haziran - Temmuz 2007).

Bu araştırma kapsamında ''Gelişmiş Kent'', ''Gelişmiş Kır'', ''Az Gelişmiş Kent'' ile ''Az Gelişmiş Kır'' ayrımlarına da bağlı olarak Mahalle Muhtarları, Hane Reisleri, Ev Kadını ve Evdeki Gençlerden birisine 2007'nin Mart - Mayıs aylarında geliştirilen anket soruları ile çalışma yönergesi çerçevesinde geniş içerikli sorular uygulanmıştır.

Adı geçen araştırma henüz yayınlanmamıştır (Ekim 2009). Bu araştırmalar sırasında gidilen yerleşim yerleri yanında haneler ile yol boylarında: Çevre, üretim alanları, üretim araçları, eski ve yeni konutlar, insan, hayvan, köy, kent gibi konuları da içeren yaklaşık 1.200 (binikiyüz) fotoğraf çekilmiştir.

Ayrıca 2008'den bu yana sanal ortamda ''Duruyorum Sosyoloji'' başlığı altında bazı araştırma, yorumlama ve deneme yazıları yayınlanmaktadır.

BASILI YAYINLARI

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın da katıldığı 'HABİTAT İstanbul Zirvesi 1996' için "Organize Sanayi Bölgeleri ve Küçük Sanayi Siteleri" adlı 150 sayfalık, Türkçe, İngilizce bir katalog hazırlamıştır.

Düziçi 28 Mart adlı "yıllık dergi"nin 2003- 2005 yıllarındaki yayınını gerçekleştirdi.

Şiirleri ile denemeleri Gelişme, Yeni Ortam, Mavera, Çukurova Lobisi, Cemiyetin Sesi, Düziçi, Maki, Türk Dili dergilerinde ve Milliyet Blog'da yayınlanmıştır.

Ayrıca 1970'lerden bu yana çekmekte olduğu fotoğraf çalışmalarından bir bölümü www.flickr.com adlı yayın alanındadır.



SÜREKLİ BASIN KARTI sahibidir.

Evlidir. İki çocuk babasıdır.

İletişim : 0312. 476 99 77

0506. 781 89 87





omerfarukmencik@gmail.com

omerfarukmencik@hotmail.com