12 Mayıs 2009 Salı

G E Z G İ N L E R İ M İ Z

GEZGİNLERİMİZ

İnce bir yağmur altında
Bir bakışla açılırken kapı
Edep, yiğitlik, kardeşlik
Taş duvarlar, nakışlar, çiniler
Kimi yaşatılan, kimi çürütülen
Hanların içinde
Bir yay gibi gerilerek
Derinlerde bir katta
Usul usul kaynıyor su!

Beyaz börklü bir dağlı.
Gezginleri anlatıyor:
Saldırganlar kaçmış
Künyeler el değiştirmiş
Unutulmuş ‘Doğu Ordusu’
Boğulmuş güller içinde
Üsküp’te yurt tutmuşlar saf saf!

Öğrenciler bir hana sığınmış
Minarelerin gölgesinde
Çarşıda, pazarda o sıcak gülüş
Üsküp, Vardar bereketin adı.

Geleceğin fırçası
Kubbeleri, kaleleri boyuyor!
Ozanlar her şeyi yoklamış aşk diye
Çaresizlik yine kol geziyor
Vuslat aranıyor köşe bucak

Dillerden düşmüyor ‘Yaban Çiçeği’!
‘Of bre zavallı Yaban Çiçeği!’

Durunca bir atmaca
Tepesinde avcının
Bir sözle tutuşurken el
Göç yola çıktı çıkacak
Balkanlar’da barışa doğru.

Gece yarısı da olsa bir düğün kurulur!
Dilleri onulmaz bir özleme katarak
Üsküp’te yüreklere akıyor köprü.

Bencillik ateşinde yanmış yüzleri
Işıl ışıl okşuyor çiniler!
Kosova ipeksi bir sis içinde
Gostivar’da kar var.

Kocacık bir coşuyor
Bir küsüyor
Resne’de av yasak
Oruç kuşatmış evleri
İstanbul’un yürek atışları
Üsküp’te dilden dile söz olur!

Şehitler kollarını geriyor üstümüze
‘Tuna Nehri akmam diyor!’
Şimdi sesler birikiyor Vardar’da
Üsküp’ten Manastır’a bir tren kalkıyor.

Sümer’den beri uzak yakın
Ne varsa hiç unutulmayan
Çocuklar kaderin cilvesi
Senin ya da benim
Bir karar seline kapılınca yazı.

Anıların girdabında bunaldıkça
Gitti de gelmedi İskender
Ağıtlar ekleniyor peş peşe
Üsküp kutsanıyor beş vakit!

Zırhını giyinmiş barış bugün de geldi
Yollara kol kanat geriyor ürkerek
Bosna acısı oturmuş gitmiyor
Arlanıyor herkes gördükçe
Dev tekerlekli arabaları.

Kar yağdı yağacak ellerimize
Vardar suyunu çekmiş
Utancından
Gaziler şehitler suskun
Garlarda Sultan Reşat
Selâmlıyor herkesi!

Gezginlerin torunları
Yine umut yontuyor
Dumanlı dağları tutan
Seslerin izinden
Kıpkızıl batıyor güneş!

Ömer F. YILMAZ
(2000)

Hiç yorum yok: