19 Eylül 2008 Cuma

ANKARA YOLLARI 004 ALAŞYA BİR GÜN NE KEFİR VAR NE DENİZ

ALAŞYA



I



Tabakta elma, çatalda balık!

Yeşil mi yeşil

Ekinlerde bekliyor direnç:

Çanakkale içinde

Niçin vurdular bizi?



Birden bire

Bir akşam

Biriktikçe birikiyor söz

Yalnızlıktan

Geldim tutundum sana!



Bin gün daha geçti

Altın oraklar, bileniyor bir yamaçta

Ha yağdı ha yağacak yağmur

Usul usul açıyor gül!



Kara kızın saçlarına yuvalandı fırtına

Serinliği parça parça atıyor ağaç

Başlıyor başkaldırı!



Süt içiyor, yoğurt yiyor birileri

Ev derin derin soluyor gökyüzünü

Gözlerimi açıyor su.



Dünden bugüne

Sabahtan akşama

Bir anne kadar haklı

Bir baba kadar ürkek

Derin bir denizde

Kan ter içinde

Direnci yokluyor gözlerim!



II



Uzakta bir kaç gemi

Göründü görünecek Alaşya!

Kadının parmağı uzanıyor:

‘İşte Kıbrıs yavrum!’



Tepede duruyor öfke

Yürüsün su, derlensin başak

Hem uzak hem yakın deniz

Hitit’ten Osmanlı’ya

Mermere kazınmış

Toprakta pişmiş her şey!



Hitit’in peşinden

Elinde kaval yürüyor çoban

Çiçekler boyamış duvarları

Alnımız seviyor geceyi

Tatlı sözler dökülüyor dudaklardan

Açık denizin içinden

Bana dönünce namlular

Yaşlılar birlik olup coşuyor

Başlıyor başkaldırı

Kaygılı duruyor gençler

Bitmiyor direnç!
(2005)




BİR GÜN



Beynimizi açmışlar

Gel beni doğrula bugün.



Delik deşik buz bu şehir

Gel dur önünde

Ha pencere ha ellerimiz.



Bir dağ yankısı

Bir ok atımı

Bir gül sarımı

Bir ay çekimi de olsa

Gün kurutmaz bu çamaşırları

Yakar

Yel bu ipi, kırar bir gün!
(1974)



NE KEFİR VAR NE DENİZ



Sen

Çarpılmış ve gecikmiş kent içi göçmeni

Günaydın erkenci yürüyüşlerine!



Bir kor ateş gibisin

Yüreğimin yalımında

Denizlerin üstünden günaydın!



Ben

Çaya düşkün ve yaşını saklayan

Yaşları ipe gönderip seni yanıltan

Küçük küçük acıların yeni kurbanı

Sabrın ve akşam direncinin yansıması

Ay batıran

Az şiirli

Az kamburlu bir suçluyum!



Sen

Yorgunluk ve damla damla yeryüzü terinden

Sen

Tiril tiril anne

Bu akşam yine düşlere dal

Dağlar, martılar uyuyakalsın

Gün gelir, ateş yakar öpüşürüz

Çünkü ne kefir ne deniz var kıyıda!
(1981)

Hiç yorum yok: